

CÜZ : 1 - SAYFA : 20 - SÛRE : 2 - BAKARA : 120 - 126
120. Sen onların geleneklerine,
hukuklarına tâbi olacak, hayat tarzlarını
benimseyecek kadar onlara aşırı tavizler
versen bile, yahudiler ve hıristiyanlar
aslâ seni tercih edip sana boyun eğmeyecekler.
Allah’tan gelen, Allah’ın hidayet rehberi ile
öğrettiği dinin tek doğru
ve hak din olduğunu söyle.
Sana vahiy ile gelen bu kadar bilgiden sonra,
onların şahsî arzu ve ihtiraslarına
uyacak olursan, andolsun ki, seni
Allah’ın azabından koruyacak ne bir koruyucun,
bir dostun, ne bir yardım edenin bulunur.
121. Kendilerine kitabı, Kur’ân’ı verdiklerimiz,
Kur’ân’ı, tilâvetinin hakkını vererek okurlar,
manasına bihakkın vâkıf olurlar,
bütün icaplarıyla uygularlar.
İşte bunlar Kur’ân’a iman etmiş olurlar.
Kimler de, Kur’ân’ı inkâr ederse onlar,
işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
* 122. Ey İsrâiloğulları,
size ihsan ettiğim nimetlerimi, size tevdi ettiğim
ilâhî değerleri, şeriatı koruyup kollayarak,
itaat ederek şükredin.
İlâhî emirlere itaatkâr olduğunuz çağda ve bölgedeki
insanlara sizi üstün kıldığım günleri hatırlayın.
123. Kimsenin, hiçbir şekilde
başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği;
başkasının başına geleceklerin
bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği;
cezaların fidyeye çevrilmeyeceği;
kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin
şefaatinin kabul edilmeyeceği,
kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden,
Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak,
günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.
124. Hani Rabbi, İbrâhim’i bir takım kelimeler,
suallerle imtihan etmiş, sınamış;
İbrâhim imtihanını başarı ile tamamlayınca,
Allah:
“- Ben seni insanların iyiliği,
kurtuluşu için imam, önder olarak
hazırlayıp görevlendireceğim” buyurmuştu.
İbrâhim:
“- Benim neslimden de imamlar,
önderler görevlendir ya Rabbi” dedi. Allah:
“- Benim peygamberlik ve önderlik ile ilgili
sözüm, taahhüdüm zâlimler, âsiler için
geçerli olmayacaktır” buyurdu.
125. Biz, tâ o zaman bu Beyt’i, Kâbe’yi,
insanların iyiliği için bir sevap kazanma
ve güvenli bir yer haline getirdik.
Siz de Makåm-ı İbrâhim tarafında namaz kılıp
dua etmeyi gelenek haline getirin.
İbrâhim ile İsmâil’e:
“- Beytimi, evimi, tavaf edenler, itikâfa girenler,
ibadete kapananlar, Hakk’a ve tevhîde yönelenler,
cemaat halinde rükûlara vararak namaz kılanlar,
İslâmî faaliyette bulunanlar,
secdelere varanlar için tertemiz tutun”
diye ahid verdik, emrettik.
126. O vakit İbrâhim:
“- Yaratan, yaşama kabiliyeti,
gücü ve varlıklara işleyiş düzenlerini veren,
koruyan, kontrol eden Rabbim!
Burasını emin, güvenli bir belde haline getir.
Halkını, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği
esaslara ve âhiret gününe imân edenlerini
çeşitli meyvalarla rızıklandır” diye dua etti.
Allah:
“- Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda
ısrar edenlere dahi rızık verir de,
hayattan biraz nasib aldırırım.
Sonra onları, cehenneme sürükler, ateş ile
cezalandırırım. Orası ne kötü bir
cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir” buyurdu.