CÜZ : 10 - SAYFA : 184 - SÛRE : 8 - ENFÂL : 46 - 52

46. Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz, Kur’ân’ı ve sünneti uygulayınız, tebliğine, teşriine riayet ediniz. Birbirinizle didişmeyiniz, çekişmeyiniz, hasmane bir mücadele içine girmeyin. Çekingen, korkak ve yılgın hale gelirsiniz. Manevî gücünüz, kamuoyundaki etkiniz ve itibarınız kaybolur. Maddi gücünüz, kuvvetiniz, devletiniz, liderliğiniz elden gider. Sabırla mücadeleye devam edin. Allah sabrederek mücadeleye devam edenlerle beraberdir. 47. Çalım atarak, halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar, insanları Allah yolundan Islâm’a girmekten alıkoyanlar, Islâmî hayatı yaşamayı, Islâmî faaliyeti engelleyenler gibi ol-mayın. Allah devamlı, bilinçli olarak işlediğiniz amelleri, ilmiyle kudretiyle çepeçevre kuşatmış-tır. 48. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel gösterdiği zaman: “- Bugün dünyada sizi yenecek hiçbir millet yok, ben de sizi himaye edeceğim” demişti. Fa-kat iki taraf karşı karşıya gelip birbirlerini gör-düklerinde arkasını dönüp kaçtı. “- Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben Allah’-tan korkarım. Allah, emirlerine âsi olma ve davetine icabeti geciktirme suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir” dedi. * 49. O sırada müslüman görünerek Islâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar ve kalpleri kararmış, akıllarından zoru olanlar, hasta ruhlular müslümanlara: “- Şu adamları dinleri, şeriatları, medeniyetleri aldattı” diyorlardı. Kim Allah’a dayanıp gü-venir, işlerini Allah’a havale ederse, bilsin ki, Allah kudretlidir, hikmet sahibi ve hükümrandır. 50. Melekler kulluk sözleşmesindeki ortak ta-ahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak: “- Tadın harlı ateş azâbını” deyip onların ruh-larını alarak ölümlerini gerçekleştirirken hallerini bir görseydin. 51. Işte bu, sizin dünyada kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Allah kul-larına zâlimce davranan biri değildir. 52. Bunların davranışları, tıpkı Firavun hâne-danının devlet görevlilerinin, yandaşlarının ve onlardan öncekilerin gidişatı, davranışları gi-bidir. Onlar da Allah’ın birliğini, kulluk edilme-ye layık tek varlık olduğunu anlatan âyetleri inkârda ısrar etmişlerdi. Allah onları günahları sebebiyle cezalandırmıştı. Allah güçlüdür. Emirlerine âsi olma ve kendisini inkâr etme suçuna denk, onları adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa