- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

9. TEVBE SÛRESİ

129 âyettir.
128 ve 129. âyetler Mekke’de,
diğerleri Hicret’in 9. yılında Medine’de nâzil olmuştur.
Adını surenin 104. âyetinden almaktadır.
Başlıbaşına bir sure olup olmadığı münakaşalı olduğu için
başına besmele yazılmamıştır.

**********

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* 1. Allah ve Rasûlünden, antlaşmalara sınır getirme ve iptal kararnamesidir bu. Kendileriyle antlaşmalar yaptığınız, ilâhlı-ğında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklere. 2. Bu ilan tarihinden itibaren, ekonomik ve ticarî menfaatlerinizden yoksun kalarak dört ay süre ile, güvenlik içinde ülkeye serbestçe girip çıkabilir, yeryüzünde yaşayabileceğiniz yerler arayabilirsiniz. Iyi bilin ki, siz Allah’ı âciz bıra-kacak, onun koyduğu kuralların dışına çıkarak yakalarınızı kurtaracak değilsiniz. Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri kesinlikle rezil, rüsvay edecektir. 3. Allah ve Rasûlünden Hacc-ı Ekber günü (Büyük Ziyaret günü - Bayramın 1. günü) insanlara, bir ilân, bir ültimatomdur: Allah ve Rasûlü, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerle, putperestlerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir, Allah ve Rasûlünün müşriklere taahhüdü sona ermiştir. Eğer hemen isyandan vazgeçer, Allah’a itaate yönelir, tevbe ederseniz bu sizin için hayırlıdır. Eğer tevbeden, imandan yüz çevirir, Allah’a isyana, güç ve iktidarınızı kullanarak halkı yönlendirmeye devam ederseniz, Allah’ın azâbından kurtulamazsınız. Biliniz ki, Allah’ı âciz bırakacak, koyduğu kuralların dışına çıkacak, yakalarınızı kurtaracak değilsiniz. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, kendileri için can yakıp inleten, derilerini kavuran müthiş azap olduğunu haber ver 4. Ancak, kendileriyle antlaşma yapmış oldu-ğunuz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, ta-sarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerden, antlaşma şartlarına uyan, size olan taahhütlerini hiçbir şekilde ihmal etmeyen, size karşı hiçbir kimseye yardımda bulunmayanlar, arka çıkmayanlar bunun dışındadır. Siz de, onlarla olan antlaşmalarınızın hükümlerine antlaşma sürelerinin sonuna kadar uyun. Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorum-luluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananları, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minleri sever. 5. Allah’ın savaşı haram kıldığı aylar çıkınca, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarrufla-rında, Allah’a ortak koşan müşrikleri nerede bu-lursanız öldürün, yakalayın, hapsedin, bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler, isyandan vazgeçerek Al-lah’a itaate yönelirler, namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek, âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirlerse onları serbest bırakın. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir. 6. Eğer ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerden biri güvence ve himaye isterse onu koru kolla ki, Allah’ın kelâmını dinlemeye, anlamaya fırsatı olsun. Sonra onu, kendisini güvenlik içinde hisse-deceği yere kadar sağ salim ulaştır. Böyle mua-mele, Allah’ın dini Islâm ile ilgili, hayır ve şer ile ilgili bilgi sahibi olmayan kavimlerin, Islâmî otoriteyi tanıma vesilesidir.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa