

CÜZ : 11 - SAYFA : 203 - SÛRE : 9 - TEVBE : 94 - 99
94. Savaştan dönüp yanlarına geldiğinizde, size özür beyan edecekler. Onlara:
“- Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle gü-venmeyiz, inanmayız. Allah bir kısım halleri-nizi bize haber verdi. Bundan sonra da, Allah ve Rasûlü amellerinizi görecektir. Sonra, duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilenin huzuruna varacaksınız. Allah, işlemekte olduğunuz amellerinizi birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir” de.
95. Dönüp de yanlarına geldiğinizde, kendilerini hesaba çekmekten vazgeçesiniz diye Allah’a yeminler edecekler. Siz de onların faaliyetlerine karşı tedbir alın. Onlar gerçekten, lânetli, zararlı, hışma uğramış kimselerdir. Mekânları cehennemdir. Bu, işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle onlara bir cezadır.
96. Kendilerinden hoşnut olasınız diye size yeminler ediyorlar. Siz onlardan hoşnut olsanız bile Allah, hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu bir kavimden razı olmayacaktır.
97. Bedevî Araplar, kültür ve medeniyetten uzak, baskın ve yağmacılıkla geçinen kavimler, küfürde, inkârda, nifakta ve iki yüzlülükte baş-kalarından daha aşırı, azgın davranışlar sergi-lerler. Allah’ın, Rasûlüne indirdiği kuralları, kanunları, cezaları tanımamaya da daha yat-kındırlar. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
98. Bedevî Araplar içinde, Allah yolunda har-cayacağını angarya, ziyan sayanlar, sizin başı-nıza belâlar gelmesini bekleyenler var. O belâ çemberi onların boyunlarına geçsin. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
99. Bedevî Araplar içinde, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenler; hayır için gönüllü harcayacakları-nı, Allah katında yakınlığa, Allah Rasûlünün dualarını almaya vesile kabul edenler var. Kesinlikle de o harcadıkları mal, onlar için büyük
bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmet der-yasına gark edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.