

CÜZ : 11 - SAYFA : 204 - SÛRE : 9 - TEVBE : 100 - 106
* 100. Özgürce Allah’a kulluk ve ibadete devam eden, güç ve gönül birliği yapan Muhacirler ve Ensar’dan Islâm’a ilk girenlerin öne geçenle-rinden, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranış-larına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yan-
sıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyi-liğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraat, kalıcı hiz-met yapan müslüman ve müslüman idareci olarak onlara tâbi olanlardan Allah razı oldu. Onlar da, Allah’ın rızasına mazhar oldular. Al-lah onlara altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konakları hazırladı. Işte bu büyük bir mutluluktur.
101. Çevrenizdeki Bedevî Araplar arasında müslüman görünerek Islâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar var. Medi-ne halkından münâfıklıkta ısrar edenler de var. Sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onları iki kere cezalandıracağız. Sonra büyük bir cezaya daha dûçar olacaklar.
102. Bir diğerleri de günahlarını itiraf ettiler.
Bunlar orduya katılmayarak, hâlis niyet ve amaçlarla hayata geçirilen Islâm esaslarını ve Islâmî düzeni, kamuya zararları dokunacak şe-
kilde sarstılar, gevşettiler, daha önce sevap ha-nelerine yazılan hayırları ve sâlih amelleri de-ğersiz hale getirdiler. Üstelik savaş ve savunma harcamalarını desteklemeyerek bir suç - bir gü-nah daha işlediler. Ümit edilir ki, Allah tevbele-rini, günah işlemekten vazgeçmelerini, kendisine itaate yönelişlerini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
103. Onlardan, imanda sadakatlerinin ve ke-mallerinin ifadesi olan zekât, vergi, ceza, keffa-ret, sadaka olarak mallarının epeyce bir kısmını (üçte birini) al ki, aldığın mallar onları temiz-lesin. Bu vesile ile vicdanlarını da arındırsınlar. Onlara hayır duada, mallarının bereketlenmesi duasında bulun. Cenaze namazlarını kıl. Senin duan huzura, güvene, rahmete, dostluğa, bere-kete vesiledir. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
104. Allah’ın, kullarının tevbesini, günah iş-lemekten vazgeçerek kendisine itaate yöneliş-lerini kabul edeceğini, imanda sadâkatlerinin ve kemallerinin ifadesi olan zekât, vergi, ceza ve keffaret sadakalarını alacağını; Allah’ın, sadece O’nun insanları tevbeye sevkedeceğini, tevbeleri kabul edeceğini çok merhametli olduğunu bilmiyorlar mı?
105. “- Hayırlı ameller işleyin, amellerinizde samimi olun. Allah, Rasûlü ve mü’minler amel-lerinizi görecektir. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilenin huzuruna varacaksınız. Işlemekte olduğunuz amelleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir” de.
106. Bir diğerleri de, Allah’ın emrini, hükmünü beklemektedirler. Allah ya onları cezalandıracak veya tevbelerini, günah işlemekten vazgeçerek, kendisine itaate yönelişlerini kabul edecek. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.