

CÜZ : 13 - SAYFA : 260 - SÛRE : 14 - İBRÂHİM : 25 - 33
25. Yaratıp yetiştiren Rablerinin koyduğu ya-salara uygun olarak o ağaç, her mevsim ürü-nünü, meyvasını verir, o düzen her an sağlıklı bir şekilde yürür. Öğüt alıp düşünsünler diye, Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için, dinî ha-kikatlerin delillerini gerekçelerini, insanî ve ah-lâkî değerlerin zaruretini, böyle benzetmeler ya-parak anlatıyor.
26. Haramların işlendiği, dolapların çevrildiği, bozuk, hileli, zora dayalı, hayırsız, vicdanların dışladığı, inkârcı bir düzen de, kökünden kopa-rılmış, toprakla bağlantısı kesilmiş, gıdasını alamayan bir ağaca benzer. Bu ağaç canlılığını koruyamadığı, dikili duramadığı gibi, böyle bir düzen de hayat-destek ortamı ve imkânlarından beslenemediği için, toplumsal birliği, kanun ve nizam hakimiyetini, huzur ve sükûnu sağlaya-maz, ayakta duramaz.
27. Allah, gönüllere yerleşen Kelime-i Şehâ-det’le, benliklerini oluşturan sağlam temelleri olan Kur’an ile iman edenleri, dünya hayatında, cesur, güçlü, itibarlı ve devletli hale getirerek ayaklarını yere sağlam bastırır. Kabirdeki sorgu sırasında, mahşerde, âhiret hayatında ise korkudan emin olmalarını sağlar, itibarlarını yüceltir, makamlarını, mevkilerini ebedîleştirir. Allah inkârda, isyanda ısrar eden, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin de hak yoldan uzaklaşıp dalâleti tercihlerine özgürlük tanır. Allah sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan kanunları koyuyor, kanunlarının üzerlerinde cari olduğu her şeyi icraya devam ediyor.
* 28. Nankörlük ederek, küfre saplanarak Al-lah’ın nimetinin, kendilerine tevdi edilen ilâhî değerlerin, şeriatın yerine başka kanunlar ko-yan milletlerin önünde o yıkım yurdunun, ce-hennemin yolunu açan, onları cehenneme yer-
leştiren liderleri, güç ve iktidar sahiplerini gör-müyor musun?
29. Onlar cehennemde yanacaklar. Orası ne kötü bir yerleşim yeridir
30. İnsanları Allah yolundan, İslâm’dan uzaklaştırıp dalâleti tercihlerinin önünü açmak için bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları Allaha eşler, ortaklar koştular.
“- Biraz daha zevkü safa sürün. Cezalandırma ve nihaî dönüş yeriniz ateştir” de.
31. Iman eden, benim ilâhlığımı tanıyan, can-dan müslüman olarak bana bağlanan, saygılı kullarıma söyle:
“- Namazları erkânına, şartlarına, vaktine riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılsınlar. Kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten, bedel ödeyerek kendinizi kurtaracak pazarlığın olmayacağı, dostlukların fayda sağlamayacağı bir günün gelmesinden önce, mallarından gizli ve açık, Allah yolunda, karşılık beklemeden, gönüllü harcasınlar.”
32. Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten suyu indirip, onunla, rızık olarak size türlü meyvalar çıkaran, kurduğu düzeni, planı gereğince, deniz-de seyretmeleri için gemileri, filoları emrinize âmâde kılan; faydalanmanız için nehirleri emrine boyun eğdirendir.
33. Sürekli olarak, duraksamadan yörünge-lerinde hareket halinde bulunan güneşi ve ayı da faydalanmanız için düzenine boyun eğdirdi. Geceyi ve gündüzü de menfaatiniz için ilâhî ka-nunlara riâyetkâr kıldı.