CÜZ : 13- SAYFA : 259 - SÛRE : 14 - İBRÂHİM : 19 - 24

19. Allah’ın gökleri ve yeri haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde ya-rattığını görmüyor musun? O sünneti, düzeni-nin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa, sizi ortadan kaldırıp yerinize yepyeni bir millet, yeni bir devlet getirir. 20. Bu Allah’a güç değildir. 21. Kıyamet günü, insanların hepsi kabirle-rinden fırlayarak mahşere, Allah’ın huzuruna çıkacaklar. Zavallılar, zayıflar, büyüklük tasla-yan zorba iktidar sahiplerine: “- Bizler size tâbi olmuştuk. Şimdi siz Al-lah’ın azâbının, ondan bir parça bir şeyin bize uygulanmasını engelleyebilir misiniz?” diyecek-ler. Onlarsa: “- Allah bizi hidayete erdirme lütfunda bu-lunsaydı, biz de sizi doğru yola sevkederdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de birdir. Bugün azaptan kaçarak sığınacak bir yer yoktur” der-ler. * 22. Hesap görülüp, ilâhî plan, hüküm icra edi-lirken şeytan: “- Allah size gerçek olanı va’detti. Ben de size vaatlerde bulundum. Size yalancı çıktım. Zaten sizin üzerinizde kullanabileceğim bir gücüm, bir yetkim yoktu. Ben sadece sizi inkâra çağırdım. Siz de benim davetimi kabul edip yerine getirdiniz. O halde beni kınamayın, kendinizi, birbirinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim. Ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Daha önce, beni, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşmanızı da kabul etmemiştim” der. Inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlimlere can yakıp inleten müthiş bir azap vardır. 23. Iman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, Is-lâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bol- laşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, altından ırmaklar akan cennet ko-naklarına konulur. Rablerinin koyduğu yasala-ra uygun olarak orada ebedî yaşarlar. Orada, birbirlerine: “- Sabrederek mücadeleye devamınız sebebiy-le size selâm olsun” diyerek mutluluk dileğinde bulunurlar. 24. Görmüyor musun? Allah nasıl bir misal verdi. Helâllerin hâkim olduğu, faziletin tercih edildiği, vicdanlarda mâkes bulan güzel, doğru, sağlıklı, hayırlı, meşrû bir düzen, kökü, saçakları yerde tutunmuş, gıdasını alan, dalları göğe dogru uzanan, canlılığını koruyan bir ağaca benzer.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa