CÜZ : 14 - SAYFA : 277 - SÛRE : 16 - NAHL : 80 - 87

80. Allah, evlerinizi, sizin için bir huzur ve sükûn yeri haline getirdi. Sizin için, hayvanların derilerinden, gerek yolculuğunuzda, gerekse konaklama gününüzde, kolayca taşıyacağınız evler, çadırlar; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından, bir süre faydalanacağınız giyim ve ev eşyası, ticaret malı elde etmenizi sağladı. 81. Allah yarattıklarından sizin için gölgeler var etti. Dağlarda da sizin için barınaklar, ma-ğaralar yaptı. Sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yapmayı öğretti. Bunları yarattığı, planladığı gibi, Allah size nimetini, muhtaç olduğunuz şeyleri tamamlıyor. Umulur ki, varlığınızı, benliğinizi Allah’a teslim edip hükmüne razı olursunuz. 82. Yine de Islâm’a sırtlarını çevirirler, güç ve ik-tidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeyi sürdürürlerse Allah’ın azâbından kurtulamazlar. Senin açık seçik tebliğden başka bir sorumluluğun yok. 83. Onlar Allah’ın nimetini, Muhammed’in peygamber olarak görevlendirileceğini itiraf ederler, bilirler. Sonra da onu ısrarla inkâr ederler. Onların çoğu kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirdir, nankördür. * 84. Her milletten kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan tek tek şâhitler görevlendi-receğimiz gün, artık, ne kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfir olanların özür dilemelerine izin verilir, ne de, onların dünyayaya dönüp Allah’ın razı olacağı amelleri işleme istekleri kabul edilir. 85. Baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimler, haksızlık edenler, azâbı gördüklerinde, artık özür dilemeleri sebebiyle onların cezaları hafifletilmez, onlara merhamet nazarıyla bakılmaz, göz açtırılmaz. 86. Ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, ta-sarruflarında Allah’a ortak koşanlar, ortak koş-tukları şeyleri gördükleri zaman: “- Rabbimiz, işte bunlar, seni bırakıp, kulların durumundakilerden tapmış olduğumuz, ilâhlı-ğında, otoritende, mülkünde, tasarruflarında sa-na ortak saydığımız varlıklar” derler. Onlar da: “- Siz kesinlikle yalan söylüyorsunuz” diye cevabı yapıştırırlar. 87. O gün Allah’a teslim bayrağını çekerler. Uydurmakta oldukları şeyler, onları bırakıp, kaybolur.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa