

CÜZ : 14 - SAYFA : 278 - SÛRE : 16 - NAHL : 88 - 93
88. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütle-rini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilin-
cini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara, insanları Allah yolundan, Islâmî hayatı yaşamaktan, Allah yo-lundaki faaliyetlerden alıkoyanlara, yapmaya devam ettikleri fesatları, bozgunculukları sebe-biyle azap üstüne azapları artıracağız.
89. O gün, her millet içinde, kendilerinden, kutsal kitabı bilen ve kendilerine tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan tek tek şâhitler görevlendireceğiz. Seni de, geçmiş ümmetlere ve bu ümmete, Kur’ân’ı bilen, tebliğ eden önder, doğruları ko-nuşan şâhit olarak getireceğiz. Biz bu kitabı sana,sorumluluklarını tevdi etmek üzere, dînî-şer’i her esası, genel kuralları açıklamak için, İslâm’ı yaşayan müslümanlara bir hidayet kaynağı - hidayet rehberi, bir rahmet ve müjde olsun diye bölüm bölüm indirdik.
* 90. Allah adâletli, mûtedil davranmayı, adâ-
leti gerçekleştiren, hak sahibine hakkını sağ-layan, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir dü-
zen kurmayı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâ-kın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı dav-ranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderler, idareciler, askerî erkân ve müslümanlar olmayı, yakınınızda olan-
ların, akrabaların ihtiyaçlarını görmeyi emreder. Meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayrimeşrû ilişkileri, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâk-sızlığı, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği şeyleri, haksızlığı, saldırıyı, baskı ve zulmü, bozgunculuğu, şeriata karşı çıkmayı, kural tanımamayı, bunların sa-vunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayı ilminin-hikmetinin gereği yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliği sağlar. Size, düşünüp ibret almanıza vesile olur diye öğüt veriyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor, uyarıyor.
91. Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a ver-diğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil, şahit ve murakıp yaparak, te’kit ettiğiniz taahhütleri, yeminleri bozmayın. Allah yaptığınız şeylerin hepsini bilir.
92. Sapasağlam ipliğini büküp, dokumasını dokuduktan, örgüsünü ördükten sonra, bükülmüş ipliği, dokumayı, örgüyü çözüp sökerek bozan kadın gibi olmayın. Bir millet diğerine göre askeri ve ekonomik üstünlüğe sahip diye, taahhütlerinizi, antlaşmalarınızı, yeminler ederek verdiğiniz sözleri, aranızda hileye, aldatma-ya, fesada alet etmeyin. Allah bununla sizi imtihan etmektedir. Kıyamet günü, kasıtlı ihtilâf çıkarmış, çarpıtmış olduğunuz konuları Allah bir bir açıklayarak sizi hesaba çekecektir.
93. Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette sizi aynı inanç ve düşünceyi paylaşan bir tek millet yapardı. Fakat Allah, insanları irade hürriyetine ve seçme özgürlüğüne sahip kıldığı için, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri doğru yola da sevkeder. Yapmaya devam ettiğiniz amellerinizden sorguya, hesaba çekileceksiniz.