CÜZ : 17 - SAYFA : 326 - SÛRE : 21 - ENBİYÂ : 36 - 44

36. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, seni gördükleri zaman: “- Sizin ilâhlarınızı, diline dolayan bu mu?” diyerek seni hep alay konusu yaparlar. Halbuki onlar, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir. 37. Insan kokmuş balçıktan, acûl tabiatlı yaratıl-mıştır. Size yakında âyetlerimi, mûcizelerimi, tehdidimin doğruluğunu göstereceğim. Benden bunu acele istemeyin. 38. “- Söylediklerinde doğru isen, ne zaman gerçekleşecek bu tehdit, bu nihaî yargı?” diyorlar. 39. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından saran ateşi bertaraf edemeyecekleri, kendilerine yardım edilemeyecek zamanı bir bilseler! 40. Doğrusu bu azap onlara, ansızın gelecek ve onları şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne tevbeleri ve özür dilemeleri sebebiyle cezaları geciktirilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır. 41. Kesinlikle senden önceki Rasüllerle alay edildi. Onları, alaya alanları, alay konusu etmeye devam ettikleri şeyin gücü kuşattı, işlerini bitirdi. * 42. “- Geceleyin ve gündüz Rahman olan Al-lah’ın, dünyada başınıza getireceği âfetlerden, felâketlerden, âhiretteki azabından sizi kim koruyacak?” de. Buna rağmen, onlar rablerini zikirden, rablerinin övünç kaynağı Kur’an’dan, Kur’ân’ı tebliğden yüz çeviriyorlar, şeriatı engelleme tedbirleri alıyorlar. 43. Yoksa, kendilerini bize karşı savunacak, bizim dışımızda, kullarımız durumundakilerden ilâhları mı var? Onlar kendilerine ve birbirlerine bile yardım edecek güçte değiller. Onlar bizden alâka, destek ve dostluk da görmezler. 44. Doğrusu onlara da, atalarına da zevku sefa içinde hayat yaşattık. Hatta o ömür, onlara uzun bile geldi. Şimdi yurtlarını işgal edip topraklarını her tarafından eksilttiğimizi, kendilerini sıkıştırdığımızı, imkân ve nüfuz alanlarını daralttığı-mızı hâlâ görmüyorlar mı? Bu durumda galip olanlar, üstün gelenler onlar mı?

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa