

CÜZ : 17 - SAYFA : 330 - SÛRE : 21 - ENBİYÂ : 82 - 90
82. Şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık yapan ve bunun dışında başka işler görenleri de onun hizmetine verdik. Onları biz denetim al-tında tutuyorduk.
83. Eyyûb’u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Rabbine:
“- Bana bir dert, başıma uzun süren bir has-talık geldi. Sana sığındım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.
84. Onun duasını kabul ettik. Başına gelen dertten, hastalıktan onu kurtardık. Katımızdan bir rahmet, bizi tanımada, candan müslüman olarak bize bağlanmada, saygıyla bize kulluk ve ibadette daim olanlara bir hâtıra, inkâr edenlere de bir uyarı olmak üzere, kaybettiği nüfusunu bir kat artırarak ona yeni bir nesil verdik.
85. Ismâil, Idris ve Zülkifl’i de hatırlayarak insanlara anlat. Hepsi de sabırla mücadeleye devam eden, metanetli kimselerdendi.
86. Onları rahmet deryamıza gark ettik. Onlar dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi mü’minler, sâlih kimseler arasındadır.
87. Balina mahkûmunu, (Yûnus’u) da hatırla-yarak insanlara anlat. Hani o kavminin tutumundan dolayı öfkeye kapılarak çekip gitmişti. Bizim, asla kendisini darda koymayacağımızı, sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Balığın karnında karanlıklar içinde:
“- Hak ilâh yalnızca sensin. Seni tenzih ve tesbih ederim. Zâlimlerden, âsilerden oldum” di-ye niyaz etmişti.
88. Bunun üzerine onun duasını kabul ettik. Onu, gamdan, üzüntüden kurtardık. Onu kurtar-dığımız gibi, bugün şuurlu ve kâmil mü’minleri de kurtarıyoruz.
89. Zekeriyyâ’yı da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Rabbine:
“- Rabbim beni yalnız, çocuksuz, tek başıma bırakma. Sen en hayırlı, bâki olan vârissin. Her şey sonunda senindir” diye niyaz etmişti.
90. Onun da duasını kabul ettik. Ona Yahyâ’yı ihsan ettik. Eşini de, kendisi için çocuk doğurma-ya elverişli hale getirdik. Bütün peygamberler, dünya ve âhiret için en hayırlı işlerde, Allah’ın emirlerini yerine getirmede koşuşuyorlardı. Umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Onlar tam bir samimiyetle, kulluk ve itaat şuuruna ererek hakkaniyete riayet duygularının gereği saygı ile bize bağlı idiler.