CÜZ : 18 - SAYFA : 347 - SÛRE : 23 - MÜ'MİNÛN : 60 - 74

60. Müslüman nesillerin tevdi ettikleri emanetleri, sorumlulukları, lâyıkı veçhile yerine getirememe en-dişesiyle kalpleri ürpererek gelecek nesillere aktar-maya, verdikleri zekâtı, sadakayı, vergiyi kabul edil-meme endişesiyle kalpleri ürpererek vermeye devam edenlerdir. Onlar da kesinlikle rablerinin huzuruna vararak hesap verecekler. 61. Işte onlar iyiliklere, dünya ve âhiret için hayırlı olan işlere, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye gayret gösterirler, iyilikte yarış ederek öne geçenlerdir. 62. Biz, bir kimseyi ancak gücünün yettiği kadarı ile mükellef kılarız. Nezdimizde, hakkı, doğruyu söyleyen, doğruları ortaya koyan bir kitap, bir sicil vardır. Onlar hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar. 63. Doğrusunu söylemek gerekirse, inkâr edenlerin akılları ve kalpleri doğruları ortaya koyan bir kitaptan, doğru kayıtlar yapan bu amel defterinden habersizdir, cehalet içindeler. Onların bunlardan öte bir takım kötü işler yapmaya niyetleri var, onları yapmaya da devam ediyorlar. 64. Nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkın-tıya, cezaya maruz bıraktığımızda, bakarsın ki, onlar feryâd ü figan ederek yalvarırlar. 65. “- Feryâd ü figan ederek yalvarmayın bu gün. Siz bizden yardım görmeyeceksiniz.” 66. “- Âyetlerimiz, düşünüp anlamanız ve iman etmeniz için size okunuyordu. Siz de hayra hizmetten kaçınarak tutup arkanızı dönüyordunuz.” 67. “- Kibirlenerek, azgınlık ve zorbalık ederek kafa tutarak, geceleyin hezeyanlar savuruyordunuz.” 68. Onlar bu kelâmı, Kur’ân’ı hiç düşünüp kendi-lerine neler kazandırabileceğini hesap etmediler mi? Yoksa, kendilerine, geçmişteki atalarına gelmeyen bir imtiyaz taahhüdü mü geldi? 69. Yoksa, Rasüllerinin aslını, neslini, doğruluğunu, güvenilirliğini, ahde vefasını bilmiyorlar da, bu yüzden mi, onu inkâr ediyorlar? 70. Yoksa onda cinlere mahkûm olmuşluk, delilik belirtisi olduğunu mu söylüyorlar? Doğrusunu söy-lemek gerekirse, peygamber kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleş-tirecek hak kitap Kur’an ile geldi. Onların çoğu ise, bu hak kitabın gelmesini, sorumluluğu hoş karşıla-mıyorlar. 71. Eğer bu hak kitap, onların şahsî arzu ve ih-tiraslarına uysaydı, göklerin, yerin ve bunlarda bulunan akıllı ve sorumlu varlıkların dengesi, düzeni kesinlikle bozulurdu. Aslında, biz onlara, şan ve şereflerine vesile olan övünç kaynağı Kur’anlar’ını getirdik. Fakat onlar kendi övünç kaynakları Kur’anlar’ına, kendi şereflerine sırt çeviriyorlar, Kur’an’ın öğretilmesine, Kur’an’daki ilkelerin yaşanmasına engel tedbirler alıyorlar. 72. Yoksa sen onlardan, müşriklerden tebliğ göre-vine karşılık tebliğ vergisi mi istiyorsun? Unutma ki, dünyada da âhirette de Rabbinin vereceği lütuf ve ihsan daha hayırlı ve kalıcıdır. O rızık ve mükâfat ve-renlerin en hayırlısıdır. 73. Sen onları kesinlikle doğru, muhkem, mûtedil, güvenli yola, Islâmî hayata davet ediyorsun, teşvik ediyorsun. 74. Âhirete, ebedî yurda inanmayanlar inatla, ısrarla, yoldan çıkıyorlar, Islâmî hayattan uzaklaşıyorlar.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa