

CÜZ : 18 - SAYFA : 356 - SÛRE : 24 - NÛR : 37 - 43
37. Toptan alım-satımların, ithalat ve ihraca-tın ve çarşılarda, pazarlardaki alışverişlerin, ti-carî muamelelerin, kendilerini Allah’ı zikirden, Allah’ın övünç kaynağı kelâmını okumaktan, namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılmaktan, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermekten alıkoyamayacağı yiğit, samimi dindar insanlar, Allah’ı tesbih ederler. Onlar akılların, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden endişe ederler.
38. O gün, Allah onları, devamlı, bilinçli olarak işledikleri amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak mükâfatlandıracak, lütfundan onlara fazlasını verecektir. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere hesapsız nimet ve rızık verir.
39. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir. Susayan serabı su zanneder. Nihayet oraya vardığında, orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında Allah’ı bulmuştur. Allah onun hesabını tamı tamına görür. Allah çok çabuk hesaba çeker.
40. Yahut inkâr edenlerin, küfre saplananların amelleri engin, derin dalgalı bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir. Peşpeşe kopan dalgalar, dalgaların üstündeki kara bulutlar, tehlikeyi da-ha da artırır. Her taraf üst üste teşekkül eden zifiri karanlıklarla kaplıdır. Insan elini öne doğru uzatsa, neredeyse elini göremez. Bir kimseye Allah nur vermemişse, artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.
* 41. Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların, Allah’ın koyduğu düzen içinde Al-lah’ı tesbih ettiklerini; kanat çırparak, süzülerek, sıra sıra uçan kuşların da tesbihlerini görmüyor musun? Her biri kendi namazını-duasını ve tesbihini biliyor. Allah da onların sergilemeye devam ettikleri güzel davranışları biliyor.
42. Göklerin ve yerin mülkü ve hakimiyeti Allah’ındır. Sonuçta yalnız Allah’ın huzuruna varıp hesap verecekler.
43. Görmüyor musun? Allah bulutları sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan yere sürüklüyor. Sonra onları biraraya getirip üst üste yığıyor. Işte görüyorsun ki, bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağ gibi bulutlardan dolu da indirir. Onunla sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara zarar verir. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklardan doluyu uzak da tutar. Bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri alır.