CÜZ : 19 - SAYFA : 364 - SÛRE : 25 - FURKAAN : 33 - 43

33. Senin Islâm’a davetini baltalamak için, hangi sual ve değerlendirmelerle karşına çıkarlarsa çıksın-lar, biz onların bütün safsatalarını çürütecek dinî ha-kikatların delillerini, gerekçelerini, insanî ve ahlâkî değerlerin zaruretini, bunların en güzel izahını kesinlikle sana bildireceğiz. 34. Haşrolup, yüzü koyun sürüklenerek cehenneme doldurulacak olanlar, işte onlar, yerleri en kötü, hiçbir çıkış yolu bulamayacak derecede hak yoldan uzak, başlarına buyruk yaşayanlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerdir. * 35. Andolsun, biz, Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûn’u da ona vezir olarak tayin ettik. 36 Onlara: “- Âyetlerimizi, mûcizelerimizi yalanlayan kavme gidin” dedik. Sonunda, yola gelmedikleri için onları yerle bir ettik. 37. Nuh kavmini de, Nûh’u yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr ettikleri zaman tûfanda boğduk. Onların başına gelenleri, insanlar için bir ibret, bir uyarı haline getirdik. Inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riâyet etmeyen zâlimlere can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık. 38. Âd’ı, Semûd’u, Res halkını (kuyuların bulun-duğu bölgenin halkını) ve bunlar arasında daha birçok nesilleri inkârları yüzünden helâk ettik. 39. Onların her birine, anlamaları, ders ve ibret almaları için dinî hakikatların, insanî ve ahlâkî değer-lerin zaruretinin delillerini, gerekçelerini sunduk. Öğüt almadıkları için hepsini kırdık geçirdik. 40. Andolsun ki, bu Kur’ân’ı inkâr edenler, belâ ve felâket yağmuruna, taş yağmuruna tutulmuş olan beldeye, Sodom ve Gomore’ye uğramışlardır. Orada olanları görmüyorlar mı? Aksine görüyorlar da, onlar öldükten sonra, ölümden önceki vasıflarla diriltilmeyi ummuyorlar, cezalandırılma endişesi duymuyorlar. 41. Seni gördükleri zaman: “- Bu mu, Allah’ın özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, tek başına Rasül olarak görevlen-dirdiği!” diyerek hep seni alay konusu yapıyorlar. 42. “- Şâyet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, neredeyse, bizi tanrılarımızdan uzaklaştırıp, dalâleti tercihimize sebep olacaktı” diyorlar. Azâbı gördükleri zaman kimin, kendilerinin mi, mü’minlerin mi hak yoldan daha uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olduklarını öğrenecekler. 43. Şahsî arzu ve ihtiraslarını kendisine tanrı haline getiren kimseyi görüyor musun? Şimdi sen, Allah’a karşı onun savunmasını mı üstüne alacaksın? Onun üzerinde Allah adına zor mu kullanacaksın?

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa