CÜZ : 19 - SAYFA : 374 - SÛRE : 26 - ŞUARÂ : 137 - 159

137. “- Bu sahip olduğumuz inanç ve âdetler geçmiş ataların inanç ve âdetleridir.” 138. “- Biz cezalandırılacak değiliz” dediler. 139. Böylece onu yalanladılar. Biz de onları helâk ettik. Bunlarda da, kesinlikle Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler, ülkelerinde kalıntılar vardır. Onların çoğu iman edecek değildir. 140. Senin Rabbin, işte O, kudretli, hükümran ve engin merhamet sahibidir. * 141. Semûd kavmi de, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere kendilerine gönderilen Sâlih’i yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr ettiler. 142. Hani soydaşları-kardeşleri Sâlih, onlara: “- Hâlâ, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” demişti. 143. “- Ben size gönderilen Allah’ın emin bir Ra-sûlüyüm.” 144. “- Öyleyse, Allah’a sığının, emirlerine ya-pışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.” 145. “- Tebliğ görevime karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, mükâfatım âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’a aittir. 146. “- Siz burada ölüme ve cezaya maruz kalmadan güven içinde mi bırakılacaksınız?” 147. “- Bahçelerin, pınarların, akarsuların arasında mı bırakılacaksınız?” 148. “- Ekinlerin, sebze bahçelerinin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında mı bırakılacaksınız?” 149. “- Hep böyle, dağlarda keyifli keyifli ustaca mağaralar, kâşâneler kesip yontabileceğinizi mi sa-nıyorsunuz?” 150. “- O halde, Allah’a sığının, emirlerine yapı-şın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.” 151. “- Cahilce davranarak meşruiyet sınırını aşanların, ağır-adaletsiz hükümler içeren kanunlar koyup uygulayanların düzenine boyun eğmeyin, itaat etmeyin.” 152. “- Yeryüzünde, ülkede fesat çıkaranlara, yeryüzünü ıslaha çalışmayanlara, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşamayanlara itaat etmeyin.” 153. Kavmi: “- Sen, kesinlikle büyülenerek aklı etki altına alı-nanlardan birisin” dediler. 154. “- Sen ancak bizim gibi bir insansın. Eğer id-dialarında doğruysan hak peygamber olduğuna dair bize maddî bir mûcize getir.” 155. Sâlih: “- Işte mûcize dişi devedir. Onun su içme hakkı vardır. Belirli günlerde sizin de su içme hakkınız var-dır” dedi. 156. “- Ona kötü niyetle el sürmeyin. Yoksa büyük bir günün azâbı sizin işinizi bitirir.” 157. Derken, onu, kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Ama pişman da oldular. 158. Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi. Bunda da, kesinlikle bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi. 159. Senin Rabbin, işte o, kudretli, hükümran ve engin merhamet sahibidir.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa