CÜZ : 19 - SAYFA : 375 - SÛRE : 26 - ŞUARÂ : 160 - 183

* 160. Lût kavmi de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirilen Lût’u yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr etti. 161. Hani kardeşleri Lût onlara: “- Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan, sağlığınızın bozulmasın-dan, hastalıklardan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” demişti. 162. “- Ben size gönderilen emin bir Rasülüm.” 163. “- O halde, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.” 164. “- Tebliğ görevime karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükâfatım, ancak âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine aittir.” 165. “- Insanlar içinde, meşrû olan karşı cinsten uzaklaşarak, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?” 166. “- Rabbinizin sizler için yarattığı eşleri bırakıp da erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, sapık, insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz.” 167. Kavmi: “- Ey Lût, aklını kullanarak davandan vazgeç-mezsen, kesinlikle sürgüne gönderilenlerden olacak-sın” dediler. 168. Lût: “- Doğrusu, ben, sizin bu yaptıklarınızdan tiksiniyorum” dedi. 169. “- Rabbim, beni, ailemi ve mü’minleri, onların işlemeye devam ettikleri kötülüklerin vebalinden kurtar.” 170. Bunun üzerine onu ve bütün ailesini, mü’min-leri kurtardık. 171. Ancak geridekilerin arasında ailesinden bir ko-cakarı kaldı. 172. Sonra geridekilerin hepsini helâk ettik. 173. Üzerlerine dehşetli bir yağmur, taş yağdırdık. Sorumluluk hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılanların yağmuru ne berbat bir yağmurdu. 174. Bunlarda da, kesinlikle Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi. 175. Senin Rabbin işte O, kudretli, hükümran ve engin merhamet sahibidir. * 176. Eyke halkı da özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere kendilerine gönderilen Şuayb’i yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr etti. 177. Hani Şuayb onlara: “- Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak mısınız?” demişti. 178. “- Ben size gönderilen emin bir Rasülüm.” 179. “- Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.” 180. “- Tebliğ görevime karşılık, ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, mükâfatım, ancak âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine aittir. 181. “- Ölçekleri tam doldurun. Noksan ölçüp tartanlardan, insanları zarara, kendilerini hüsrana uğratanlardan olmayın.” 182. “- Doğru, sağlam, düzgün, ölçü ve tartı âlet-leriyle ölçüp tartın.” 183. “- Insanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, al- datarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep ol-mayın. Yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin.”

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa