

CÜZ : 2 - SAYFA : 31 - SÛRE : 2 - BAKARA : 191 - 196
191. Onları, size savaş açanları, size
düşmanca davrananları yakaladığınız yerde öldürün.
Sizi hicrete mecbur ettikleri yerden,
Mekke’den, siz de onları çıkarıp sürün.
Temel hak ve hürriyetlere yapılan tecavüz,
baskı, zulüm ve işkence, fitne; cinayetten
ve savaştan daha ağır sorumluluğu gerektirir.
Mescid-i Haram civarında, onlar size saldırmadıkça,
düşmanca davranmadıkça siz onlarla savaşmayın.
Onlar sizinle savaşırlar, düşmanca davranırlar,
sizi öldürmeye kastederlerse, onları öldürün.
İşte kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin,
kâfirlerin cezası böyledir.
192. Eğer onlar akıllarını kullanarak
küfürden, şirk koşmaktan vazgeçerler,
İslâm’a girerlerse, şunu iyi bilin ki, Allah,
çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
193. Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz,
baskı, zulüm, işkence, fitne yok oluncaya; Allah için
şer’î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen
yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaşın.
Eğer akıllarını kullanarak inkârdan, küfürden,
işkence ve zulümden vazgeçerlerse, inkâr ile,
isyan ile baskıya, aleyhte propogandaya devam eden
zâlimlerden başkasına düşmanca davranmayın.
194. Saldırmazlığın gelenek haline geldiği,
Allah’ın savaşı haram kıldığı aylarda,
size saldıranlara karşılık verin.
Saldırmazlık kanununun, örfünün ihlâli
kısas kanununa tâbidir.
Kim size saldırırsa, size yapılan saldırıya
misilleme yaparak aynıyla cevap verin.
Kur’an esaslarını benimseyip,
yeryüzüne hâkim olan sâlih kullara dahil olarak
Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun .
Bilin ki Allah, Kur'an esaslarını benimseyip,
geçmiştekilerin hakim oldukları gibi, yeryüzüne
hâkim olan sâlih kullara dahil olarak emirlerine
muhalefetten korunan mü’minlerle beraberdir.
195. Mallarınızı, servetlerinizi Allah yolunda,
İslâm uğrunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayın.
Sadece kendinizi düşünerek, bu ortak çabaya
maddî katkınızı esirgemek suretiyle
kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın
ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarınıza,
ilişkilerinize, görevlerinize, hayatınıza yansıtın,
samimiyetle ibadet edin, aktif olarak iyiliğe,
iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olun,
işlerinizde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için
dikkat harcayın, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler
yapan müslüman idareciler ve müslümanlar olun.
Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın
ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına,
ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan,
samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe,
iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan,
işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için
dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan
müslüman idarecileri, müslümanları sever.
196. Başladığınız Hac ve Umreyi de Allah için tamamlayın.
İhramdan sonra, mücbir, zorunlu bir sebeple
hac ve umreden alıkonursanız kolayınıza gelen
bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar
başlarınızı tıraş etmeyin.
Sizden kim hasta olur, yahut başında traş olmayı
gerektirecek haşerat oluşur, traş olmak zorunda kalırsa,
onun oruç tutması veya imanda sadakatin ve kemalin
ifadesi olan sadaka veya kurban cinsinden
bir fidye vermesi gerekir.
Hac yolculuğu için sağlıklı ve emniyette olduğunuz vakit,
kim hac günlerine kadar umre ile sevap kazanmak isterse,
kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir.
Kurban bulamayan kimse, üç gün hacda, yedi gün de,
döndüğünde olmak üzere tam on gün oruç tutmalıdır.
Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında
oturmayanlar içindir.
Allah’a sığınıp emirlerine yapışın,
günahlardan arınıp, azaptan korunun.
Bilin ki Allah, çiğnenen yasaklarına denk,
size âdil ceza verme gücüne sahiptir.