

CÜZ : 2 - SAYFA : 30 - SÛRE : 2 - BAKARA : 187 - 190
187. Oruçlu olduğunuz günlerin gecelerinde,
hanımlarınızla ilişkiye girmeniz
size helâl ve meşrû kılındı.
Onlar sizin iyiliğiniz için bir elbise, vazgeçilmez
birlikteliğinizin, sizi koruyan, sırlarınızı saklayan
ortağı, rahat ve huzur kaynağıdırlar.
Siz de onların iyiliği için bir elbise, vazgeçilmez
birlikteliğinizin, onları koruyan, sırlarını saklayan,
ortağı, rahat ve huzur kaynağısınız.
Allah, o gecelerde kendinize hâkim olamadığınızı,
kendinize haksızlık ettiğinizi bildi de,
yüzünüze baktı,
tevbenizi, günah işlemekten
vazgeçerek kendisine itaate yönelişinizi kabul edip
sizden bu yasağı kaldırdı.
Şimdi onların koynuna girin.
Allah’ın sizin için ezelde levhimahfuzda yazdığı,
yazılı olarak farz kıldığı nesli kazanmaya çalışın.
Tanyerinin ağaran hattının (fecr-i sâdık),
karanlığı devam eden hattından, sizin için,
seçilir hale gelinceye kadar yiyin için.
Sonra akşama kadar, yasaklara riayet ederek
oruçlarınızı tamamlayın.
Mescitlerde itikâfa girdiğiniz, ibadete
çekildiğiniz günlerde hanımlarınıza yaklaşmayın.
Bunlar, Allah’ın koyduğu kurallar ve yasaklardır.
Bu kuralları çiğnemeyin. Bu sınırlara yaklaşmayın.
Böylece Allah âyetlerini, dinin emir ve hükümlerini,
insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklıyor.
Umulur ki, Allah’a sığınıp emirlerine yapışırlar,
günahlardan arınıp, azaptan, sağlıklarının
bozulmasından, hastalıklardan korunurlar,
kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve
özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranırlar,
dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
188. Birbirinizin mallarını aranızda haksız,
meşrû olmayan sebeplerle yemeyin.
Bile bile günaha girerek insanların mallarının
bir kısmını yemek için hâkimlere, idarecilere,
hükümetlere, iktidardakilere
mallarınızı rüşvet olarak vermeyin.
Bu tür malları alarak başkalarına zulmettiğinizi
bile bile bunları yapmayın.
* 189. Sana hilâllerle, ayın evreleriyle ilgili
sorular soruyorlar. Onlara:
“- Ayın evreleri insanların din ve dünya işlerini,
hac ibadetini ifa etme vakitlerinin
tesbiti işine yarar” de.
Gerçek iyilik, hakiki müslümanlık,
İslâm’ın emirlerine riayet, muhatabı zora sokmak,
meselelere tersinden yaklaşmak, değildir.
Gerçek iyiler, hakiki müslümanlar,
kâmil insanlar, Allah’a sığınan, emirlerine yapışan,
günahlardan arınıp azaptan korunan,
kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına
ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan,
dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanlardır.
Muhatabın işini kolaylaştırın, meseleleri
doğru tarafından ele alın.
Allah’a sığınıp,
emirlerine yapışarak günahlardan arınıp,
azaptan korunun ki, kurtuluşa,
ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.
190. Size savaş açanlar,
size düşmanca davrananlarla
Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşın.
Haksız saldırıda bulunmayın, aşırı gitmeyin.
Allah haddi tecavüz edenleri sevmez.