CÜZ : 2 - SAYFA : 32 - SÛRE : 2 - BAKARA : 197 - 202

* 197. Hac bilinen aylardadır.
Kim o aylarda hacca başlayıp da, haccı kendisine
farz haline getirirse, hac günlerinde kadına yaklaşamaz,
ilişkiyi çağrıştıracak laf söz edilemez, günaha, isyana,
haktan uzaklaşmaya götüren davranışlar sergilenemez,
kimseye hakaret edilemez, kavga yapılamaz.

Haccın başka aylara kaydırılması, ibadet yerleri ve
makbuliyetiyle ilgili ihtilâf doğuracak konular konuşulamaz.

Hac sırasında yerine getireceğiniz ilahî emirlerin,
her türlü iyiliğin, ihsanın, izzetin, ikramın
hepsini Allah biliyor, mükâfatsız bırakmayacak.

Tedariğinizi görün, hazırlığınızı yapın.
Şunu da unutmayın ki, en hayırlı tedarik,
en hayırlı hazırlık, takvâ esaslarını - Kur’an esaslarını
benimseyerek, hayata geçirerek korunma,
kulluk ve sorumluluk şuuruyla haklarına ve
özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmak,
dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olarak
insanlara yük olmamaktır.

Koyduğum takva esaslarına yapışarak bana sığının,
günahlardan arınıp, azaptan korunun,
ey akıl ve vicdan sahipleri!


198. Hac mevsiminde ticaret yaparak,
Rabbinizden gelecek bir lütfu, kazancı aramanızda
size herhangi bir günah yoktur.

Arafattan akın akın indiğinizde, Meş’ar-i Haram yanında,
Müzdelife’de Allah’ı zikredin. Allah’a ibadet edin,
Allah’ın dinini, şeriatını anlatın.

Allah’ın, Kur’an’da ve Rasûlünün sünnetinde
size öğrettiği şekilde şer’î mükellefiyetleri
yerine getirerek, dinini, kitabını ve sünneti
anlatarak onu zikredin.


Doğrusu siz, bundan önce, başlarına buyruk
hareket ederek dalâleti, bozuk düzeni, helâki
tercih edenler arasındaydınız.

199. Bundan sonra insanların vakfe edip döndüğü Arafat’tan
siz de vakfe edip dönünüz.
Duanın, niyazın kabul olduğu yerlerde
Allah’tan koruma kalkanına alınmanızı,
bağışlanmanızı isteyin.


Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

200. Nihayet hac ile ilgili ibadetlerinizi bitirdiğinizde,
İslâm’dan önce, atalarınızı zikrettiğiniz gibi,
hatta daha güçlü bir tarzda Allah’ı zikredin,
Allah’a ibadet edin, Allah’ın dinini, şeriatını anlatın.


İnsanlardan bazıları:
“- Ey Rabbimiz, vereceğini, serveti, makamı, mevkii
ve zaferi bize dünyada ver” derler.
Onların âhirette, ebedî yurtta hiçbir nasibi,
isteyecekleri bir payları yoktur.

201. Onlardan bazıları da:
“- Ey Rabbimiz bize dünyada devlet, iyilik ve güzellik,
bol servet, sağlık, emniyet, sâlih-sâliha eşler
ve sâlih evlatlar ver. Âhirette de güzel mükâfatlar ver.
Cennetini ver, rızana ulaşma mertebesine erenlerden eyle.
Bizi ateşten, cehennem azabından da koru” derler.
202. Onların, dünyada ve âhirette iyilik
ve güzellik isteyenlerin işledikleri sâlih ameller,
yaptıkları hayırlar, kazandıkları sevaplar dolayısıyla
mükâfatları vardır. Allah hesabı çok çabuk görür.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa