CÜZ : 2 - SAYFA : 40 - SÛRE : 2 - BAKARA : 238 - 245

238. Hayırları bol, en faziletli ibadetin
namaz olduğı şuuruyla namazlarla ilgili
sorumluluklarınızı edaya devam suretiyle
kendinizi, eşlerinizle ilişkilerinizi, ailenizi,
çocuklarınızın hukukunu, kamu düzeninizi,
dininizi, dayanışma halinde
güç ve gönül birliği yaparak koruyun.

Allah için, ibadetlerinizi, sorumluluklarınızı,
aile içindeki görevlerinizi, boşandıktan sonraki
mükellefiyetlerinizi, insânî münasebetlerinizi
sükûnet halinde yerine getirin.

239. İnsânî hasletlerinizi, ahlâkî değerlerinizi
besleyen ve koruyan, önemi büyük, fazileti yüksek
ibadetinizi, beş vakit namazınızı
hayatî bir tehlikeden endişeniz bile olsa
ihmal etmeyin. Ya yürürken veya binekli iken
severek namazlarınızı eda edin.

Emniyete kavuştuğunuz zaman, güven içindeyken,
bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı
zikredin, namazlarınızı her zamanki gibi kılın,
Allah’ın dinini, şeriatını anlatın.

240. Sizden vefat edip de dul eşler bırakan
kimseler, hanımlarının, evlerinden çıkarılmadan,
bir yıl kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları
hususunda, sağlıklarında vasiyet etsinler.

Eğer kadınlar, kendiliklerinden çıkıp giderlerse,
kendileriyle ilgili yaptıkları meşrû,
İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun
davranışlarından dolayı size
bir günah, bir vebal yoktur.

Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.

241. Boşanmış kadınların hakkaniyet ölçüleri içinde,
Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerine göre,
meşrû bir şekilde, geleneğe, İslâmî kurallarla
örtüşen örfe uygun bir menfaat sağlamaları haklarıdır.

Bu Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak
günahlardan arınıp, azaptan korunanlar,
kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına
ve özgürlüklerine sahip çıkarak
şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal
görevlerinin bilincinde olan mü’minler
üzerine düşen bir sorumluluktur.

242. Bunları açıkladığı gibi, Allah size âyetlerini,
ibadetleri, şer’î hükümleri de açıklıyor ki,
aklınızı kullanarak düşünebilesiniz,
şer’î hükümlerin hikmetini anlayıp,
size emrolunanları uygulayasınız.

* 243. Binlerce kişi iken, ölüm korkusuyla
düşmana karşı durmayıp yurtlarından çıkarak
kaçanları görmüyor musun?

Allah, korktuklarını daha çabuk
başlarına getirmek için onlara:
“- Ölün” buyurarak varlıklarından eser bırakmadı.
Sonra da öldürenin ve diriltenin
Allah olduğunu göstermek için onları
ihya ederek yaşama hakkı verdi.

Allah insanlara karşı çok lütufkârdır.
Fakat insanların çoğu şükretmez.

244. Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşın.
Allah’ın her şeyi işittiğini
ve her şeyi bilebileceğini bilin.


245. Allah’ın ihsan ettiği darlıkta da
bollukta da, Allah’a karz-ı hasen olarak
borç verecek, mâlî mükellefiyetlerin dışında
Allah rızası için, Allah yolunda
cihad edenlerin masraflarını karşılayacak,
Allah’ın kullarına güzel ödünç verecek
yiğit var mı içinizde?

Allah da ona, verdiğinin birçok katını ödesin.
Sonunda Allah’ın huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa