CÜZ : 2 - SAYFA : 41 - SÛRE : 2 - BAKARA : 246 - 248

246. Mûsâ’dan sonra İsrâiloğulları’nın
ileri gelenlerini görmüyor musun?

Kendi peygamberlerine:
“- Bize gücü, otoritesi olan tek bir kral,
bir ordu komutanı tayin et de onun komutasında
Allah yolunda İslâm uğrunda savaşalım” demişlerdi.

Peygamber de: “- Ya size savaş farz olur da,
savaşmazsanız?” diye sordu.
Onlar: “- Yurtlarımızdan çıkarılıp sürülmüş,
çocuklarımızdan ayrı bırakılmış olduğumuz halde,
Allah yolunda İslâm uğrunda neden savaşmayalım?” dediler.

Kendilerine, savaş yazılı kanun haline getirilince,
farz olunca da, içlerinden pek azı hariç,
askerlik yapmaktan ve savaştan kaçtılar.

Allah isyanı, inkârı alışkanlık haline getiren
zâlimlerin davranışlarını biliyor.

247. Peygamberleri onlara:
“- Allah size Tâlût’u özgürce sorumluluklarını
yerine getirmek üzere tek başına güçlü,
otoriteli kral, ordu komutanı olarak görevlendirdi” dedi.

Bunun üzerine onlar:
“- Biz krallığa, komutanlığa daha lâyık olduğumuz halde,
kendisine zenginlik ve servet de verilmemişken
o bize nasıl kral, komutan olur?” dediler.

Peygamber: “- Allah size onu komutan seçti.
Ona geniş kitlelere faydası dokunan
ilim ve beden kudreti verdi.

Allah mülkünü, saltanatını, devletini,
sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak,
iradesinin tecellisine tâbi, akıllı
ve sorumlu kimselere verir.
Allah’ın rahmeti geniştir, O her şeyi bilir” dedi.

248. Peygamberleri onlara şunu da söylemişti:
“- Onun krallığının, komutanlığının alâmeti
size o ahit sandığının gelmesi olacaktır.

Onda Rabbinizin ilâhî kudretinin bir tecellisi,
bir huzur, kalplerinize bir ferahlık;
Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıkları eşyalardan
Tevrat parçaları, asâ ve levhalar, vesaire vardır.

Onu melekler getirecektir.
Eğer inanmış kimseler iseniz bunda sizin için
kesinlikle bir ibret, bir ikaz vardır.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa