

CÜZ : 20 - SAYFA : 400 - SÛRE : 29 - ANKEBÛT : 24 - 30
24. Allah’ın birliğine, tevhide davetten sonra kavminin Ibrâhim’e cevabı,
“- Onu öldürün yahut yakın” demelerinden ibaretti. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Bunda iman eden bir kavim için Allah’ın varlığını, bir-liğini gösteren deliller vardır.
25. Ibrâhim onlara:
“- Siz, sırf aranızdaki, dünya hayatına has muhabbet uğruna, Allah’ı bırakıp, yarattıkları içinden taştan yontularak yapılan heykelleri put edindiniz. Sonra Kıyamet günü gelip çattığında ise, birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirini-ze lânet okuyacaksınız. Mekânınız, ateştir, ce-hennemdir. Yardım edeniniz de olmayacaktır” dedi.
26. Bunun üzerine Lût ona itimat edip güvendi. Ibrâhim:
”- Ben özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapacak insanlar bulmak için Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur” dedi.
27. Biz Ibrâhim’e, Ishak’ı ve Yâkub’u ihsan
ettik. Peygamberliği ve kitapları onun soyun-dan gelenlere vermeyi planladık. Ona dünyada mükâfatını verdik. O, âhirette, ebedî yurtta da dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi mü’minler-den, sâlihler zümresindendir.
28. Lût’u da özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere kavmine peygamber olarak gön-derdik. Hani kavmine:
“- Siz, daha önce, hiçbir milletin yapmadığı en büyük günahı, ayıbı, hayasızlığı yapıyorsunuz, sapık ilişkilerde bulunuyorsunuz” demişti.
29. “- Siz, helâl yoldan karşı cinsle meşrû ilişkiyi bırakıp, ille de, erkeklere yaklaşacak, soy-gun yapmak, erkeklere tecavüz etmek, adam öl-dürmek için yol kesecek, toplantılarınızda aklın ve şeriatın suç saydığı, haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği sapık ilişkilerde bu-lunacak ve hayasızlık mı yapacaksınız?” dedi. Kavminin Lût’a cevabı:
“- Iddialarında, tehdit ettiğin konuda doğru isen, Allah’ın azâbını getir bize” demelerinden ibaretti.
30. Lût:
“- Rabbim, bozguncu bir kavme, fesat çıka-ranlara karşı bana yardım et” dedi.