CÜZ : 20 - SAYFA : 402 - SÛRE : 29 - ANKEBÛT : 39 - 45

39. Karun’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun Mûsâ onlara apaçık deliller, mû-cizelerle gelmişti. Onlar ülkede, yeryüzünde bü-yüklük taslamışlar ve zorbalık ve diktatörlük ederek iktidarda kalmışlardı. Halbuki onlar da azâbımızdan kurtulacak değillerdi. 40. Onlardan her birini, günahları sebebiyle cezalandırdık. Bir kısmının üzerine görevli, taş savuran rüzgârlar estirdik. Bir kısmının işini şid-detli bir gürleme halinde âni bir darbe bitirdi. Bir kısmını yerin dibine batırdık. Bir kısmını da boğduk. Allah onlara zulmetmiş olmadı. Fakat onlar birbirlerine zulmetmeyi, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolu-nu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemeyi, kendilerine yazık etmeyi alışkanlık haline getir-mişlerdi. 41. Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden koruyucular, otoriteler edinenlerin durumu, dişi örümceğe sığınanların durumuna benzer. Dişi örümcek bir yuva yapar, bir aile kurar. Evlerin en çürüğü, tehlikeye en açık olanı, ailelerin en çok sıkıntı çekeni, dişi örümceğin evi ve ailesidir. Keşke, anlayabilselerdi. 42. Allah, onların, kendisini bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları şey-leri bilir. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur. 43. Işte biz, insanların iyiliği, kurtuluşu için dinî hakikatlerin delillerini, gerekçelerini, insanî ve ahlâkî değerlerin zaruretlerini böyle misallerle anlatıyoruz. Bunları, yalnızca âlimler düşünüp anlayabilir. 44. Allah gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Bunda, mü’minler için Allah’ın birliğini, kudretini gösteren işaretler vardır. * 45. Sana vahyedilen kitaptan bölüm bölüm oku, ilgili âyetlerini uygula, namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kıl. Namaz, ilâhî ilmin-hikmetin gereği meşru olmayan şehevî fiillerden, gayrimeşru ilişkilerden, zinadan, haddi aşmaktan, cimrilikten, ahlâksızlıktan ve şeriatın suç saydığı, haram kıldığı, kamu vic- danının tasvip etmediği, mü’minlerin icrasında hayır görmediği şeylerden, bunların savunucu-luğunu, sözcülüğünü yapmaktan insanı alıkoyar. Allah’ı zikir, namaz, Allah’ın övünç kaynağı kelamını okumak, şerîatını uygulamak, Allah’ın dinini tebliğ elbette en önemli kulluk görevi, en büyük ibadettir. Allah’ın kullarına lütfuyla ilgisi ise en büyük mazhariyettir. Allah fuhuşa giden yollar icat ettiğinizi, kurallarıyla oynayarak şeriata aykırı suç ve günah işlemeye devam ettiğinizi biliyor.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa