

CÜZ : 22 - SAYFA : 428 - SÛRE : 33 - AHZÂB : 63 - 73
63. Insanlar sana, kıyametin kopacağı ânı soruyorlar. Onlara:
“- Onunla ilgili bilgi Allah katındadır” de.
“- Kıyametin kopacağı ânı sana bildiren belgeler neler? Umulur ki kıyametin vakti yakındır.”
64. Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri lânetlemiş, onlara körüklenen, alev püsküren, dehşetli cehennem ateşini hazırlamıştır.
65. Onlar o ateşte ebedî kalırlar. Kendilerini koruyacak ne bir velî, bir otorite, bir dost, ne de bir yardım eden bulabilirler.
66. Yüzleri ateş içinde çevrildiği gün,
“-Vâh, eyvah bize, keşke Allah’a itaat etseydik, kitabındaki hükümleri uygulasaydık, peygambere itaat etseydik, sünnetini uygulasaydık” derler.
67. “-Ey Rabbimiz, biz iktidar sahibi liderleri-mize, âlimlerimize ve büyüklerimize boyun eğ-dik. Onlar bizi hak yoldan, Islâm’dan uzaklaştırıp, dalâleti tercihimize imkân sağlayarak, başımıza buyruk hale getirdiler” derler.
68. “-Ey Rabbimiz, onlara iki kat azap ver. Onları büyük bir lânetle lânetle.”
* 69. Ey iman nimetine kavuşanlar, siz de Mû-sâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah onu, ötekilerin itham ettikleri şeylerden temize çıkar-dı. O, Allah katında itibarlı, makam sahibi, yüz akı biri idi.
70. Ey iman nimetine kavuşanlar, Kur’an esaslarını benimseyip, geçmiştekilerin hâkim oldukları gibi, yeryüzüne hâkim olan sâlih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun, doğru, yol gösterici, aydınlatıcı, güven telkin edici söz söyleyin.
71. Allah da işlerinizi düzeltip, geliştirip yoluna koysun. Günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse, Kur’ân’ı ve sünneti uy-gularsa büyük bir mutluluğa, muradına ermiş olur.
72. Biz göklere, yere ve dağlara da emanetler, mükellefiyetler, sorumluluklar verdik. Onlar görevlerine, sorumluluklarına hıyanet ederek âsi olmaktan görevlerini aksatmaktan çekindi-ler. Korkarak görev ve sorumluluklarına itina gösterdiler. Insansa, emanetlere, kamu görevle-rine, hakka-hukuka, şer’î mükellefiyetlere ve so-rumluluklarına hıyanete cüret ederek âsi oldu. Gerçekten o çok âsi, inkârcı, haksız, zâlim, bilgiden, muhakemeden uzak, menfaatlerinden habersiz, tutarsız, cahilce davranışlarda bulunmayı alışkanlık haline getiren birisidir.
73. Allah, müslüman görünerek Islâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların erkeğine, kadınına, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan gizli şirki yaşayan müşriklerin erkeğine, kadınına, emanete, kamu görevlerine, şer’î mükellefiyet ve sorumluluklara hıyanetin, haksızlıkların, zulmün cezasını verecek. Allah mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da günah işlemekten vazgeçerek itaatle kendisine yönelişlerini, kamu görevlerine, şer’î mükellefiyet ve sorumluluklara riâyetlerini, tevbelerini kabul edecek. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.