CÜZ : 22 - SAYFA : 438 - SÛRE : 35 - FÂTIR : 19 - 30

19. Önünü göremeyen cahil bir kâfir ile ilerisini gören mü’min bir olmaz. 20. Inkâr karanlıklarıyla, iman nuru bir ol-maz. 21. Cennet gölgeleriyle, cehennemin yakıcı sı-cağı, sıcak rüzgârı bir olmaz. 22. İman, Kur’an nuru ve marifetullah sayesinde ebedi hayata nail olacak mü’minler ile inkar ve isyan karanlıkları içinde kalan ölüler me-sabesindeki kâfirler bir olmaz. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara tebliği duyurur. Sen kabirdekiler gibi duygusuz kafirlere bir şey duyuramazsın. 23. Sen sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcısın. 24. Biz seni, gerekçeli, hikmete dayalı, top-lumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ile rahmetimizi, merhametimizi, ihsanı-mızı, sevgimizi müjdeleyici ve sorumluluk, he-sap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak öz-gürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik. Her milletten kendi içinde, va-zifelerini ifa eden uyarıcılar mutlaka var ola-gelmiştir. 25. Seni yalanlıyorlarsa eğer, üzülme. Unutma ki, onlardan öncekiler de peygamberleri ya-lanlamışlardı. Oysa ki, Rasülleri onlara, apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıkla-yan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle, hikmet dolu sayfalarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi. 26. Sonra ben, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların işlerini bitirdim. Beni tanımamak nasılmış, kendilerini gözden çıkarmam, gazabım nasılmış bir bak. * 27. Allah’ın gökten su indirdiğini görmüyor musun? Biz onunla, renkleri çeşit çeşit meyva-lar yetiştirdik. Dağlarda beyazlı kırmızılı, muh-telif renkli yol yol damarlar, farklı kesitler, koyu, kuzgunî renkte kapkara topraklar ve kayalar var ettik. 28. İnsanlar, canlı mahlûklar ve sağmal hayvanlar da çeşit çeşit renklere sahip. Bitkilerde ve tabiatta da bu çeşitlilik var. Kulları arasından ancak âlimler gereğince saygı duyarak Allah’tan korkarlar. Allah kudretli ve hükümrandır. Her şeyi koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.. 29. Devamlı Allah’ın kitabını, Kur’ân’ı oku-yanlar, uygulayanlar; namazı erkânına, şartla-rına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten gizli ve âşikare Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenler, aslâ zarar etmeyecek, kesada uğramayacak, büyük bir alışveriş, büyük bir kazanç kapısı bulduklarını umabilirler. 30. Allah onların mükâfatlarını tam öder. Lütfundan onlara fazlasını da verir. Samimi kullarını koruma kalkanına alır, O çok bağışlayıcı, şükrün kıymetini çok iyi bilen, bol bol verendir.


Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa