45. Eğer Allah işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar, hak ettikleri cezalar yüzünden, insanları hemen hesaba çekip cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırak-mazdı. Fakat onlara belirli bir vadeye, vakte kadar mühlet veriyor, zaman kazandırıyor. Nihayet ecelleri gelip, vakitleri dolunca, amellerine göre gerekeni yapar. Allah kullarının işledikleri amelleri her an biliyor, görüyor. - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

36. YÂSÎN SÛRESİ

83 âyettir.
4. âyet Medîne'de, diğerleri
Peygamberliğin 10-13. yıllarında Mekke’de nazil olmuştur.
Kurân'ın kalbi kabul edilen bir sûredir.

**********

SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* *H1. Yâ. Sîn. 2. Hikmetlerle dolu, hükümranlık sağlayan, muhkem Kur’ân’a andolsun. 3. Şüphesiz sen, özgürce sorumluluklarını ye-rine getirmek üzere Rasüllük görevi ile gönde-rilenlerdensin. 4. Doğru, muhkem, mûtedil ve güvenli bir yolda sorumluluklar yüklenecek, İslâmî hayatta sebat edip büyük hedeflere, hayırlara, büyük mükâfatlara, önünü aydınlatıcı bilgilere ulaşacak, bunları insanlara öğretecek ve uygulayacaksın. 5. Bu Kur’ân, kudret ve hükümranlık sahibi, engin merhameti olan Allah’ın bölüm bölüm in-dirdiği bir kitaptır. 6. Ataları sorumluluk hesap ve ceza hatırla-tılarak uyarılan, kısa sürede imandan ve şer’i hükümlerden habersiz hale gelen milletleri uyarman için indirilmiştir. 7. Andolsun ki, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar et-medikleri için Allah’ın hükmü, ceza kararı, o gaflet içinde olanların çoğunun üzerinde, doğruluğu tartışılmayan haklı, gerekçeli, âdil bir hükümdür. Onlar iman etmeyecekler. 8. Biz onların boyunlarına demir halkalar, lâleler geçirdik. Halkalar çenelerine dayanır. Bu yüzden burunları yukarda, gözlerini yere dikip somurtmuş kalmışlardır. 9. Önlerinden, sağlarından, sollarından ve arkalarından setler çektik. Onları sardık. Artık, baksalar da göremezler. 10. Onları uyarsan da, uyarmasan da farketmez. Onlar iman etmeyecekler. 11. Sen ancak, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’a uyan, Kur’ân’ı uygulayan, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben, saygı duyarak rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan korkanları uyarabilirsin. Onları, koruma kalkanı ve bağışlanmayla, cömertçe ve değerli bir mükâfatla müjdele. 12. Ölüleri şüphesiz biz diriltiriz. Hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü bütün amelleri ve toplumda, arkalarında bıraktıkları faydası ve zararı devam eden eserlerinin sevaplarını ve günah-larını biz yazmaya devam ederiz. Zaten her şeyi, doğruları, hakkı ortaya koyan, kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında ana bilgi işlem merkezinde, Levhimahfuz’da sırasıyla yazdık.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa