CÜZ : 22 - SAYFA : 442 - SÛRE : 36 - YÂSÎN : 13 - 27

* 13. Sen onlara, şehirlerine özgürce sorumlu-luklarını yerine getirmek üzere peygamberler geldiği sıradaki şu memleketin halkını örnek ver. 14. Hani biz onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere iki peygamber gönder-miştik. Onlar, ikisini de yalanlamışlardı. Biz onları üçüncü bir peygamberle destekledik. On-lara: “- Biz size, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasül olarak gönderilenleriz” dediler. 15. Onlar da: “- Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman olan Allah dînî-şer’î bir nizam indir-medi. Siz sırf yalan söylüyorsunuz” dediler. 16. Peygamberler: “- Rabbimiz biliyor. Biz gerçekten size tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine ge-tirmek üzere Rasül olarak gönderilenleriz” de-diler. 17. “- Bizim sorumluluğumuz apaçık bir teb-liğdir.” 18. Onlar: “- Kesinlikle biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, kıtlığa maruz kaldık. Eğer aklınızı kullanarak bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlayarak öldürürüz. Bizden size, can yakıcı müthiş bir kötülük dokunur” dediler. 19. Peygamberler: “- Sizin uğurlu ve uğursuz saydıklarınız, hayırdan ve şerden payınız, rızkınız, nerede olursanız olun kendi iradî tercihlerinizden kaynaklanmaktadır. Size tebliğ yapıldı, öğüt verildi diye mi, uğursuzluğa, kıtlığa uğradınız? Doğrusu siz, meşruiyet sınırlarını aşan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyup uygulayan, cahilce davranan bir toplumsunuz” dediler. 20. O sırada şehrin ta ucundan güvenilir bir adam koşarak geldi. “- Ey kavmim, özgürce sorumluluklarını ye-rine getirmek üzere gönderilen peygamberlere uyun, tebliğlerini kabul edin” dedi. 21. “- Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun. Onlar doğru yolda olan, sizin, doğru, hak yola girmenizi isteyen bir cemaattir.” 22. “- Benim ne imtiyazım var da, beni yara-tanı ilâh tanımayayım, candan bir müslüman olarak teslim olmayayım, saygıyla kulluk ve ibadet etmeyeyim, Onun şeriatına bağlanma-yayım, O’na boyun eğmeyeyim? O’nun huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz!” 23. “- Ben, hiç O’nu bırakıp, kulları durumun-dakilerden tanrı edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah, bana zarar vermeyi isteyecek olsa, ötekilerin şefaati, aracılığı, bana gelecek zararı engelleyemez. Onlar beni kurtaramazlar.” 24. “-Işte o zaman ben, apaçık bir dalâlete, bir yanılgıya düşmüş olurum.” 25. “- Ben Rabbinize iman ettim. Bana kulak verin, beni dinleyin, davetime icabet edin” 26. Bütün çabalarına rağmen söz dinlemeyen kavmi tarafından şehit edilirken, ona: “-Gir cennete!” denildi. O da: “-Ne olurdu kavmim bilseydi...” dedi. 27. “-Rabbimin beni bağışladığını, beni ikrama mazhar olan kullarından eylediğini bilselerdi.”

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa