

CÜZ : 24 - SAYFA : 466 - SÛRE : 39 - ZÜMER : 57 - 67
57. Yahut:
“- Allah bana doğru yolu gösterme lütfun-da bulunsaydı, Allah’a sığınanlardan, emirlerine yapışanlardan, günahlardan arınıp azaptan korunanlardan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şah-siyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerden olurdum” diyeceği günden önce Kur’ân’a tâbi olun.
58. Veya azâbı gördüğünde:
“- Keşke benim için bir kez dünyaya dönmek mümkün olsaydı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatla-rına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlerden, idarecilerden, askerî erkândan ve müslümanlardan olurdum” diyeceği günden önce Kur’ân’a tâbi olun.
59. “- Elbette, sen azâbı hak ettin. Âyetlerim, Kur’ân’ım sana geldi. Âyetlerimi, ilkelerimi ya-lanladın. Büyüklük tasladın, azgınlık ettin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden oldun.”
60. Kıyamet günü, Allah adına yalan uydu-ranların yüzlerinin kara olduğunu görürsün. Büyüklük taslayarak serkeş, zorba diktatör güç ve iktidar sahipleri için Cehennem’de devamlı ikamet yeri mi yok?
61. Allah, kendisine sığınıp, emirlerine yapı-şarak, günahlardan arınıp azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü’minleri, başarıları sebebiyle kurtuluşa erdirir. Onlara kötülük, azap dokunmaz. Onlar hiç üzülmezler de.
62. Allah her şeyin yaratıcısıdır. Her şeyi de-netleyen her şeyin kaydını yapan, hesabını so-racak olan, savunmasını yapan O’dur.
63. Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları, şifreleri, hükümranlığı, O’na aittir. Allah’ın âyet-lerini, kudretini gösteren delilleri inkârda ısrar edip nankörlük edenler, onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
* 64. “- Bana Allah’tan başkasına kulluk ve ibadet etmemi mi emrediyorsunuz, ey bilgiden, muhakemeden yoksun, ihtiraslı ve tutarsız davranan cahiller!” de.
65. Şüphesiz sana da, senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur.
“- Andolsun ki, eğer ilâhlığında, otoritesin-de, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak ko-şarsan, bütün amellerin boşa gider. Kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olursun.”
66. “ - Doğrusu şudur, Allah’ı ilâh tanı, candan müslüman olarak Allah’a teslim ol, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet et, Allah’ın şeriatına bağlan, Allah’a boyun eğ. Şükredenlerden ol.”
67. Onlar, Allah’ın yüceliğini, kudretini, kad-rini, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifa-de ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar. Al-lah’ı hakkıyla tanıyıp, saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. Kıyamet günü bütün yerküre O’nun tasarrufundadır. Gökler O’nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, ilâhlığında, otori-tesinde, mülkünde, tasarruflarında ortak ko-şanların kendisine koştukları ortaklardan mü-nezzehtir, yüceler yücesidir.