CÜZ : 24 - SAYFA : 472 - SÛRE : 40 - ĞÂFİR : 34 - 40

34. “- Daha önce size, apaçık delillerle Yûsuf gelmişti. Onun size getirdiği dinî hakikatlerden şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince, Allah ondan sonra tek başına özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere asla rasül görevlendirmez, dediniz. Işte geçmiştekilerin başına gelenlere benzer şekilde, Allah cahilce davranarak meşruiyyet sınırını aşan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kanunlar koyup uygulayan, hak dinde şüpheye düşürecek konular arayan, ithamlarda bulunan isyankârların, hak yoldan uzaklaşmalarına, da-lâleti tercihlerine özgürlük tanır” dedi. 35. Kendilerine gelmiş hiçbir delil, hiçbir ferman, hiçbir yetki olmadığı halde, Allah’ın âyet-leriyle ilgili tartışma açanlar, Allah katında ne büyük gazaba uğrayacaklar. Iman edenler ya-nında da ne büyük öfkeyle karşılanır. Allah kendilerinde bir güç gören, zorbaların, diktatörlerin, kalplerini, kafalarını işte böyle anlayışsız hale getirir. 36. Firavun: “- Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap. Belki, o yollara, imkânlara ulaşabilirim” dedi. 37. “- Göklere götüren yollara, imkânlara ula-şabilirim de, Mûsâ’nın tanrısını görürüm, ne olduğunu anlarım. Doğrusu ben onu yalancı sa-nıyorum” dedi. Böylece Firavun’a, bilinçli ola-rak yaptığı kötü işi süslenerek güzel gösterildi. Doğru yoldan alıkonuldu. Firavun’un iler-tutar yanı olmayan planı tamamen boşa çıktı. H* 38. O iman eden yiğit adam: “- Ey kavmim, siz bana uyun, nasihatimi dinleyin! Sizi doğru, huzurlu ve aydınlık yola, Islâm’î hayata kavuşturacağım” dedi. 39. “- Ey kavmim, bu dünya hayatı ancak ge-çici bir eğlencedir. Ama âhiret, kalınacak, yaşa-nacak ebedî bir yurttur.” 40. “- Kim bir kötülük işlerse, ona, yaptığı kötülüğe denk bir ceza verilir. Kim de, erkek ve-ya kadın mü’min olarak gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirir, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak ni-metin-ürünün bollaşmasını sağlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olur, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlerse, işte onlar cennete girecekler. Orada onlara hesapsız nimet ve rızık verilecektir.”

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa