CÜZ : 25 - SAYFA : 486 - SÛRE : 42 - ŞÛRÂ : 16 - 22

16. Daveti kabul edilip Islâm’a girildikten sonra, Allah ve dini konusunda tartışanların delilleri, Rableri katında bâtıldır, boştur. Onlar Allah’ın gazabına uğramışlardır. Üstelik onlar için dehşetli bir de azap vardır. 17. Allah, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek kuralları içeren kitabı, Kur’an’ı, adâleti, dengeyi, ölçüyü, tartıyı yerleştirecek ilkeleri indirendir. Kıyametin kopa-cağı ânı sana bildiren belgeler neler? Umulur ki kıyametin vakti yakındır. 18. Kıyametin kopacağı âna inanmayacak olanlar, onun küstahça, çabucak kopmasını is-terler. Iman edenler ise, korkarak Allah’ın emir-lerine itina gösterirler. Onun hak, doğru bir vaat olduğunu bilirler. Dikkat edin, Kıyamet ile ilgili tartışanlar, tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, ahmaklık ve bozuk düzen içindedirler. 19. Allah kullarına çok lütufkârdır. Sünneti-ne, düzeninin yasalarına uygun olarak, irade-sinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimse-lere rızık ve servet verir. O güçlü, kudretli ve hükümrandır. * 20. Kim âhiretin, ebedî yurdun tarlasında çalışmayı, kazancını, sevabını isterse, onun tar-lasındaki gayretini de, mahsulü de artırırız. Kim de dünyanın tarlasında çalışmayı, kazancını isterse, ona da, onun mahsulünden bir miktar veririz. Ama onun âhirette, ebedî yurtta hiçbir nasibi olmaz. 21. Yoksa onların, Allah’ın dinde, şeriatta ruhsat vermediği şeyi, kendilerine meşrû kılacak mâbutları mı var? Eğer insanların sorumlu tutularak muhakeme edileceği, mükâfata nail olanla, cezaya müstehak olanların ayırt edileceği ile ilgili, Allah’ın koyduğu-kurduğu, mühlet verilen bir düzen olmasaydı, elbette müşriklerle mabut saydıkları putlar arasında, âcilen yargı gerçekleştirilir, hüküm icra edilirdi. Kesinlikle inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimler için, can yakıp inleten müthiş cezalar vardır. 22. İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlardan dolayı cezaları uygulanırken, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimlerin korkuyla karışık çekindiklerini görürsün. İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan-lar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, cennetlerin bahçelerindedir. Onlar için Rableri katında Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, dünyadaki amellerine, kazandıkları derecelerine göre, tercihlerini isabetli kullananlara diledikleri her şey var. İşte büyük lütuf budur.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa