

CÜZ : 25 - SAYFA : 288 - SÛRE : 42 - ŞÛRÂ : 32 - 44
32. Denizlerde, seyr ü sefer halindeki dağlar gibi gemiler, filolar da, O’nun âyetlerinden, kudretinin delillerindendir.
33. Eğer Allah’ın sünnetinin, düzeninin ya-saları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, rüz-gârı durdurur da, yelkenliler denizin üzerinde hareket edemez hale gelirler. Bunda, çok sabrederek mücadeleye devam eden ve çok şükreden kimseler için, açıkça Allah’ın kudretini gösteren deliller vardır.
34. Yahut da, yüklendikleri günahlar yüzünden onları helâk eder. Başlarına gelecek felâketlerin, cezaların çoğunu da bertaraf eder.
35. Âyetlerimizi, ilkelerimizi bertaraf etme konusunda mücadele edenler bilsinler ki, azaptan kaçıp kurtulabilecekleri bir yer yoktur.
36. Size verilen değerli herhangi bir şey, dün-ya hayatının geçici zevki, menfaatidir. Allah katında bulunanlar, iman ederek Rablerine da-yanıp, güvenenler için daha hayırlı ve daha ka-lıcıdır.
37. Iman edenler, bilerek işlenen büyük gü-nahlardan, meşrû olmayan şehevî fiillerden, gayrimeşrû ilişkilerden, zinadan ve hayasızlıktan, cimrilikten, haddi aşmaktan ve ahlâksızlıktan kaçınanlardır. Öfkelendikleri zaman kusurları bağışlayanlardır.
38. Iman edenler, Rablerinin davetini kabul edenler, namazı erkânına, şartlarına, vaktine
riayet ederek âşikâre kılanlar, işlerini, kurulu düzenlerini, devletlerini, ekonomilerini, sa-vunmalarını, sosyal hayatlarını aralarında, meclislerinde istişâre ile karar vererek yürütenler, kararlarını istişâre ile alanlar, yönetime katılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten, Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenlerdir.
39. Iman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zâlimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.
40. Bir kötülüğün cezası, o kötülüğe denk bir ceza olmalıdır.
Kim sorgusuz sualsiz affeder ve sulha vesile olursa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah zâ-limleri, haksız davranışlarda bulunanları sev-mez.
41. Zulme uğradıktan sonra, haklarını alanla-rı, cezalandırmak için herhangi bir sebep yoktur.
42. Ancak insanlara baskı, zulüm ve işkence edenlere, insanları Allah yolundan, Allah yolundaki faaliyetlerden alıkoyanlara, yeryüzün-de haksız yere gaddar davrananlara, kesinlikle dünyada hesap sorulur ve cezalandırılır. Onlar için can yakıp, inleten müthiş bir de azap var-dır.
43. Kim sabrederek mücadeleye devam eder ve affederse, bilsin ki, bu davranış, ciddi, kararlı olmayı gerektiren, maksada ulaştıran mücadele metotlarındandır.
* 44. Allah kimin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, artık bundan sonra onu hiç kimse koruyamaz, ona hiç kimse yardım edemez. Baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, inkârda, isyanda ısrar eden zâlimlerin, azâbı gördükleri zaman:
“- Dünyaya dönecek bir yol, bir çıkış yolu var mı?” dediklerini göreceksin.