- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

64. TEĞÂBÜN SÛRESİ

18 âyettir.
Hicret'in 1. yılında Medine’de nazil olmuştur.

**********

SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* 1. Göklerdeki varlıkların, imkânların ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı, Allah’ın koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak, Al-lah’ı tesbih ve zikrediyorlar. Mülk ve hükümranlık yalnız O’nundur. Hamd-övülmek, şükür yalnız O’nun hakkıdır. O kanunlarının cârî olduğu her şey üzerinde gücünü kudretini kullanır, düzenlemesini yapar. 2. O, sizi yaratandır. Içinizden kulluk söz-leşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip kâfir olanlar var. Içinizden mü’min olanlar da var. Allah işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor. 3. Gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Sizin çehrelerinizi, vücut hatlarınızı şekillendirdi. Şekillerinizi, çehrelerinizi, bedenlerinizi, itina ile yaratarak güzelleştirdi. Sonuçta yalnız O’nun huzuruna varıp hesap vereceksiniz. 4. Allah göklerdeki varlıkları, yerdeki varlıkları ve olayları bilir. Gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz sözlerinizi ve fiillerinizi bilir. Allah gönüllerdeki sırları bilir. 5. Daha önce kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumlu-luk bilincini şuur altına iterek örtbas edip in-kârda ısrar edenlerin, küfre saplananların ceza-landırılma haberleri size gelmedi mi? Onlar dünyada dine, mü’minlere karşı uyguladıkları kötülük planlarının cezasını tattılar. Onlara can yakıp inleten müthiş bir de azap vardır. 6. Bu, Rasüllerinin kendilerine açık seçik de-lillerle gelmeleri, onların da: “- Bir insan mı, bize doğru yolu gösterecek” diyerek, inkârda ısrar etmeleri ve imandan yüz çevirmeleri, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirmeleri se-bebiyledir. Allah, kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını onlara gösterdi. Allah zengindir, övgüye, şükre lâyıktır. 7. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar asla diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. “- Bilâkis, Rabbim hakkı için, kesinlikle di-riltileceksiniz. Sonra işlediğiniz ameller birer bi-rer ortaya konarak hesaba çekileceksiniz. Bunu yerine getirmek Allah’a kolaydır” de. 8. Allah’a, Rasûlüne, indirdiğimiz nura, Kur-ân’a iman edin. Allah, işlediğiniz gizli-açık bü-tün amellerden haberdardır. 9. Sizleri, o mahşer günü, hesap günü dolayı-sıyla toplayacağı gün, işte o gün aldatanla al-dananın, kâr ile zararın, iman etmemekten dolayı pişmanlığın, imandaki zâfiyetin, amelde, hayırlı icraatlarda ve kalıcı hizmetlerdeki noksanlığın ortaya çıkacağı, hiç kimsenin çevresinde olup bi-tenin farkına varamayacağı bir gündür. Allah’a iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esas-larını, Islâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin kusurlarını Allah siler, bağışlar. Onları, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konaklarına koyar. Işte bu büyük mutluluktur.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa