CÜZ : 28 - SAYFA : 558 - SÛRE : 64 - TEĞÂBÜN : 10 - 18

10. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı, ilkelerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennem ehlidirler. Orası ne kötü bir cezalandırma ve ni-haî dönüş yeridir. * 11. Allah’ın koyduğu düzenin yasalarına uy-gun olarak iradesi tecelli etmeden kimsenin ba-şına bir musibet, bir belâ, bir felâket gelmez. Kim Allah’a, Allah’ın bilgisi, kanunları dışında başına bir felâket gelmeyeceğine iman ederse, Allah sabırlı davranma ve haline razı olma konusunda onun kalbine, aklına aydınlık ve ferahlık verir. Her şey Allah’ın ilmi, planı, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir. 12. Allah’a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. Ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi ima-ra, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya me-mur tek yetkili Rasûlüllah’a itaat edin, sünnetini uygulayın, tebliğine, teşriine riayet edin. Eğer itaatten yüz çevirir, güç ve iktidarınızı kullanarak halkı istediğiniz istikamette yönlendirirseniz, Allah’ın azâbından kurtulamazsınız. Bilesiniz ki, Rasûlümüzün aşikâre bir tebliğ sorumluluğu vardır. 13. Allah’tır O, Allah. Hak ilâh yalnızca O’dur. Mü’minler yalnız Allah’a dayanıp güvenirler. 14. Ey iman edenler, eşlerinizden, çocukları-nızdan size düşman olanlar da var. Onlara karşı dikkatli, ihtiyatlı davranın, onlardan kendinizi koruyun. Onlara sorgusuz sualsiz af ile muamele yaparsanız, yaptıklarını azarlamadan, kı-namadan görmezlikten gelirseniz, ayıplarını örter, koruma kalkanına alırsanız Allah da size davranışlarınızın aynıyla mukabele eder. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir. 15. Servetleriniz ve evlâtlarınız bir azgınlık, bir sıkıntı, bir ihtilâf sebebidir, ağır bir imtihan aracıdır. Büyük mükâfat ise Allah katındadır. 16. Gücünüzün yettiğince, Kur’an esaslarını benimseyip, yeryüzüne hâkim olan sâlih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun. Allah’ın kitabındaki hükümleri, Rasû-lünün tebliğini, teşriini, idarecilerinizi dinleyin, icabet edin, emirlerine itaat edin. Kendiniz için en hayırlı olanı, kendiniz ve birbiriniz için bir malı-parayı Allah yolunda, karşılık gözetmeden, gönüllü harcayın. Kimler nefsinin ihtirasından, cimriliğinden korunursa, onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir. 17. Allah’a karzıhasen olarak borç verirseniz, mâlî mükellefiyetlerin dışında, Allah rızası için, Allah yolunda cihad edenlerin masraflarını karşılar, Allah’ın kullarına güzel ödünç verirseniz, size katlanarak karşılığı verilir. Allah sizi koruma kalkanına alır, bağışlar. Allah şükrün kıymetini bilir, bol bol verir. Kudretli, âdil, ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır. 18. Allah duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilir. O kudretlidir, hikmet sahibidir, hükümrandır.


Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa