CÜZ : 3 - SAYFA : 44 - SÛRE : 2 - BAKARA : 257 - 259

25.7 Allah, iman edenlerin velisi, koruyucusu,
emrinde oldukları otoritedir.

Onları şüphe, inkâr ve cehalet karanlıklarından,
hidayet, iman ve ilim aydınlığına, nura çıkarır.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuuraltına iterek örtbas edip inkârda
ısrar edenlerin velileri de putlaştırılmış,
zâlim, azgın diktatörler, idareler,
şeytanî güçlerdir, tâğuttur.

Onları hidayet, iman ve ilim aydınlığından,
nurdan; şüphe, inkâr ve
cehalet karanlıklarına götürürler.
Onlar cehennemliktirler.
Onlar orada ebedî kalırlar.

* 258. Allah kendisine zenginlik ve saltanat
verdiği için, şımararak, Rabbi hakkında
deliller getirerek İbrâhim’le tartışanı,
diktatör Nemrud’u görmüyor musun?

İbrahim: “- Yaratan, yaşama kabiliyeti,
gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren,
koruyan, kontrol eden Rabbim, hayat veren
ve eceller gelince ölümü gerçekleştirendir” dedi.

Nemrud: “- Ben de hayat veririm
ve ölümü gerçekleştiririm” diye karşılık verdi.

İbrâhim: “- Allah güneşi doğudan doğduruyor.
Haydi sen de batıdan doğdur” dedi.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhüdünü,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuuraltına iterek örtbas edip inkârda
ısrar eden Nemrud şaşırıp kaldı.

Allah, inkârı, isyanı alışkanlık haline getirmiş,
zâlim, müşrik bir kavmi, hidayete,
doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak.

259. Yoksa sen, altı üstüne gelmiş, ıpıssız kalan
bir şehre uğrayan kimsenin gördükleri karşısında:

“- Bu şehri, böyle bir ölümden sonra Allah
nasıl diriltecek?” diyen kimse gibi mi düşünüyorsun?

Suali soran kimseyi Allah yüz sene
ölü halde bulundurdu. Sonra onu diriltti. Ona:
“- Burada ne kadar kaldın?” diye sordu. O:
“- Bir gün kaldım veya bir günden
biraz daha eksik bir süre” dedi. Allah:
“- Hayır, yüz sene kaldın. Öyle iken yiyeceğine,
içeceğine dikkatlice bir bak, henüz bozulmamış.
Hele eşeğine bak.

Seni insanlara bir ibret haline getirelim,
bir uyarı yapalım diye böyle yaptık.

Şimdi sen bütün dikkatini toplayarak
kemiklere bak, incele, onları nasıl düzenliyor,
sonra kemiklerde tomurcuklanma oluşturup
uzatarak, yoğunlaştırarak, kaynaştırıp
kemikten iskeleti etle kasla örtüyoruz” dedi.

Ölüleri diriltme konusu,
böylece kendisine açıklanınca:
“- Şimdi, Allah’ın her şeye gücünün,
kudretinin yettiğini bilir hale geldim” dedi.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa