- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

3. ÂL-i İMRÂN SÛRESİ

200 âyettir.
Hicret'in 3-4. yıllarında Medine’de nazil olmuştur.
34-37. âyetlerde, Hz. Meryem'in babasının mensup olduğu
İmran Ailesi'nden söz edildiği için, sûre bu adı almıştır.

**********

SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* 1. Elif, Lâm, Mim.

2. O Allah’tır, Allah... O’ndan başka ilâh yoktur.

Ebedî hayat ile diri, ölümlü olmaktan uzaktır.
Varlık âlemini ayakta tutan
ve düzenini elinde bulunduran O’dur.

3. O sana sorumluluklarını tevdi ederek,
önceki kutsal kitaplara âit içinde nakledilenleri
tasdik eden kitabı, Kur’ân’ı; gerekçeli, hikmete dayalı,
toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için
bölüm bölüm indirdi.

Yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren
Tevrat’ı ve İncil’i de indirmişti.

4. Önceki indirdiği kitaplar, insanların iyiliği,
kurtuluşu için bir hidayet rehberi idi.

Şimdi de hakkı bâtıldan, helâli haramdan,
imanı küfürden ayıran bilgileri içeren
şeriatı, Kur’ân’ı indirdi.

Allah’ın, Kur’ân’daki âyetlerini inkârda ısrar edenler,
işte onlar için şiddetli bir azap vardır.

Allah kudretli ve hükümrandır.

Âyetlerini, Kur’ân’ını yalanlayanlara, Rasûlüne
muhalefet edenlere lâyık oldukları cezayı verir.

5. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.

6. O, size, rahimlerde, sünneti, düzeninin yasaları içinde,
iradesinin tecellisine uygun biçimde, şekil,
çehre ve vücut hatları verendir.

O’ndan başka ilâh yoktur.
Kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.

7. O, kitabı, Kur’ân’ı sana sorumluluklarını
tevdi etmek üzere indirendir.
Onun, Kur’ân’ın bir kısım âyetleri muhkemdir.

Bunlar Kur’ân’ın, bütün kutsal kitapların esasıdır,
levhimahfuzda yazılı temel kurallardır.

Diğerleri de insanlığın devamlı çoğalan
meselelerine çözüm getirmeye müsait,
birden fazla mânaya açık, müteşabih âyetlerdir.

Akılları, kalpleri sapmaya meyilli,
kötü niyetli olanlar, sırf fitne çıkarmak,
ortalık bulandırmak, kelimelere keyfî anlamlar
yükleyerek te’vil yapıp kafa karıştırmak
arzusunda oldukları için, müteşabih âyetlerin
peşine takılırlar. Halbuki onun te’vilini
ancak Allah ve ilimde yüksek pâye elde eden
âdil, objektif düşünen ilim adamları bilir.
Onlar: “- Kur’ân’a inandık, muhkem de, müteşabih de
hepsi Rabbimiz tarafından indirilmiştir” derler.

Bu inceliği ancak akıl ve vicdan sahipleri düşünüp anlar.

8. “- Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra,
akıllarımızı, gönüllerimizi haktan ayırma.

Bize kendi katından rahmet ihsan eyle.
Şüphesiz Sen, bol ihsan sahibi Sensin”

9. “- Ey Rabbimiz, gerçekleşeceği, hesapların görüleceği
konusunda şüphe olmayan bir gün dolayısıyle
Sen bütün insanları mutlaka toplayacaksın.

Allah, belirlenmiş hesap gününü gerçekleştirme
sözünden dönmeyecek ve ertelemeyecektir.”

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa