

CÜZ : 3 - SAYFA : 53 - SÛRE : 3 - ÂL-i İMRÂN : 16 - 22
16. Allah’ın kulları:
“- Ey Rabbimiz,
biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla,
bizi Cehennem azabından koru” diyenlerdir.
17. “- Sabrederek mücadeleye devam edenleri,
imanda, İslâm’da samimî davrananları, huzurunda
boyun bükenleri, uzun uzun kıyamda durarak
sorumluluk şuuruyla namaz kılanları,
dinî, insanî ve vicdanî sorumluluklarını
yerine getirenleri, saygıda kusur etmeyenleri,
karşılık gözetmeden, gönüllü hayır yapanları,
seher vakitlerinde derûnî kalp ile
namaz kılıp dua edenleri, bağışlanma dileyenleri,
yalvaranları koru” diyenlerdir.
18. Allah, kâinattaki dengeyi, düzeni, mahlûkatın
rızkını, hayatın devamını adaletle sağlayan,
ebedî âlemde adâletle mükâfatlandırıp cezalandıran,
hak ilâhın yalnızca kendisi olduğuna şehâdet etti.
Melekler ve âdil, objektif düşünen ilim adamları,
âlimler de şehâdet etti. O'ndan başka ilâh yoktur.
Kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
19. Allah katında, Allah’tan gelen, tek ilâhî din,
şeriat, düzen, medenî kurallar İslâm’dır.
Kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce
sorumlu tutulanlar, kavimlerine gelen
doğru bilgilerden sonra, liderliği ve hâkimiyeti
hep kendi uhdelerinde tutma hırsları, hasetleri,
haksızlıkları, şer’î kurallara karşı çıkmaları
ve bozgunculukları sebebiyle ayrı baş çekerek kasıtlı
ihtilâf çıkardılar, doğru bilgileri çarpıttılar.
Allah’ın âyetlerini, Kur’ân’ını, birliğini gösteren
delilleri inkâr edenler, küfre giren Ehlikitap
bilmelidir ki, Allah çok çabuk hesaba çeker.
20. Allah’ın birliği ve dini konusunda karşı deliller
getirerek seninle münakaşaya kalkışırlarsa:
“- Ben, bana, benim sünnetime tâbi olanlarla
birlikte varlığımı, benliğimi Allah’a teslim ettim,
İslâm’ı yaşayan bir müslüman oldum” diyerek
tartışmalarına fırsat verme.
Kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce
sorumlu tutulanlara, Mekke ve civarındaki
belli kabilelere, yazı, hesap-kitap bilmeyen
ümmîlere de:
“- Siz de varlığınızı, benliğinizi
Allah’a teslim ettiniz mi?
İslâm’ı yaşayan müslümanlar oldunuz mu?” de.
Eğer İslâm’ı yaşayan müslüman oldularsa,
hidayete erdiler demektir. Şayet davetinden,
Kur’ân’dan, yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını
kullanarak halkı istedikleri istikamette
yönlendirmeye devam ederlerse, elimizden
kurtulacaklarını mı zannediyorlar?
Sana düşen görev yalnızca tebliğdir.
Allah kullarının davranışlarını biliyor, görüyor.
* 21. Allah’ın âyetlerini, Kur’ân’ını, birliğini
gösteren delilleri inkâr edenlere, haklı bir sebep
ortada yokken peygamberlerin kanını dökenlere,
sosyal adaleti, sosyal güvenliği temin eden,
refah payını artırarak dengeli dağıtan, adaleti,
nısfeti uygulayarak kamu düzenini,
kamu güvenliğini sağlayan insanları,
kamu görevlilerini, sosyal, ekonomik, idarî
ve siyasî meselelerle ilgilenenleri, liderleri,
uzmanları, âlimleri öldürenlere,
işte onlara can yakıp inleten müthiş azabı haber ver.
22. Peygamberleri, din âlimlerini
ve âdil idarecileri öldürenler, dünyada da, âhirette,
ebedî yurtta da amelleri boşa gidenlerdir.
Onlara yar-dım eden kimse de olmayacaktır.