

CÜZ : 30 - SAYFA : 587 - SÛRE : 80 - ABESE : 34 - 42 / SÛRE : 81 - TEKVÎR : 1 - 20
* 31. Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak
günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk
ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine
sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal
görevlerinin bilincinde olan mü’minler için
mutluluk duyacakları yerler var.
32. Bahçeler bağlar var.
33. Göğüsleri irileşmiş, genç kızlık çağında,
yaşıt dilberler var.
34. Dopdolu kadehler var.
35. Cennette dolu kadehler içilirken,
boş, çirkin söz, yalan ve yalanlama işitmezler.
36. Rabbinden mükâfatlar, ihsanlar
ve görülen hesaplarının bedeli var.
37. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratıcısı,
düzeninin hâkimi Rabbinin, Rahmet sahibi
Rahman olan Allah’ın ihsanı var.
İnsanlar onunla konuşarak bir talepte bulunamazlar.
38. Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin
saflar halinde tesbih ederek görev yaptıkları gün,
onlar konuşamazlar.
Yalnızca Rahman olan Allah’ın
kendilerine izin verdikleri konuşur,
Hakkı, hakikati ve doğruyu söylerler.
39. İşte bu, gerçekleşeceği, hesap sorulacağı
konusunda şüphe olmayan, hakkın teslim edileceği gündür.
Allah’ın sünnetine, düzenin yasalarına uygun
iradesinin tecellisi içinde kim
kendi iradesini ve tercihini bu gün
isabetli kullanırsa, Rabbine giden aydınlık
bir ömürlük yol, İslâmî bir hayat tarzı tutar.
40. Biz, yakında başınıza gelecek bir azap ile
sizi uyardık. Kişinin, nelere öncelik verdiğini,
ilerisi için neler hazırlayıp, takdim ettiğini
kontrol edeceği, kulluk sözleşmesindeki
ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk
ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek
örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirin:
“- Ah ne olaydı, toprak olaydım” diyeceği gün,
bu azap sizin başınıza gelecek.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
79. NÂZİÂT SÛRESİ
46 âyettir.
Peygamberliğin 1-5. yıllarında Mekke’de nâzil olmuştur.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Andolsun, boğulurcasına can çekişenlere,
boğarcasına ruhları alan kuvvetlere,
bunalan bedenlerine hasret kalan nefislere,
batmak üzere yükselen yıldızlara!
2. Andolsun, faal varlıklara, neşe ile
bedenden ayrılan ruhlara, nazikçe,
kolaylıkla ruhları çekip alan kuvvetlere,
düzenli bir şekilde akıp giden yıldızlara!
3. Andolsun, ilâhî emirlerle süratle
uçarak gelenlere, yörüngesinde dönenlere.
4. Andolsun, yarış halinde, ruhları
devamlı ikametgâhlarına ulaştıranlara.
5. Andolsun, ilâhî planlamayı yürütüp
işleri idare edip, aslî düzeni sağlayanlara!
6. Kâinatın şiddetli bir gürleme halinde
âniden sarsıldığı gün, sûra ilk üfürülen gündür.
7. Onu şiddetli bir gürleme halinde,
ikinci büyük sarsıntı takip eder.
8. O gün, yürekler kaygıdan hoplar,
akıllar yerinden oynar.
9. Hakkaniyet duygularına riayet gereği
gözleri korku ve saygıyla doludur.
10. “- Biz tekrar eski halimize mi
döndürülecekmişiz?” diyorlar.
11. “- Çürümüş kemik haline geldiğimiz zaman mı?”
12. “- Eğer durum böyleyse, bu, hüsran içinde
geçecek yeni bir hayata dönüş” diyorlar.
13. Fakat insanların diriltilmeleri için,
o bir tek komut yeter.
14. Derhal, hepsi diri olarak
meydanda-mahşerde sıradadır.