

CÜZ : 30 - SAYFA : 585 - SÛRE : 79 - NÂZİÂT : 15 - 46
15. Mûsâ’nın başına gelenler sana anlatıldı mı?
16. Hani Rabbi ona, kutsal va’di Tuvâ’da seslenmişti.
17. “- Firavun’a git, çünkü o Allah’ı inkârda,
insanî düzeni bozmakta haddi aştı, azgın bir diktatör oldu.”
18. “- Temizlenmeyi, vicdanının arınmasını ister misin?” de.
19. “- Seni Rabbinin yoluna iletmemi ister misin?
Böylece sorumluluklarını yerine getirerek,
şeriate aykırı davranışlarını, icraatlarını
terk edip saygı duyarak Allah’tan korkar hale gelirsin.”
20. Mûsâ hak peygamber olduğu konusunda
Firavun’a en büyük mûcizeyi gösterdi.
21. Fakat Firavun Mûsâ’yı yalanladı ve ona karşı geldi.
22. Sonra, ikbaline ve istikbaline sırt çevirip döndü,
ülkede, yeryüzünde bozgunculuk tezgahı kurmaya koştu.
23. Adamlarını topladı ve bağırdı.
24. “- Ben emri sözü dinlenilecek tek,
en yüce rabbinizim, efendinizim” dedi.
25. Sen misin bunu diyen!
Allah da onu âhirette cehennemin
en harlı yerinde yakarak, dünyada
ordusuyla birlikte denizde boğarak, benzerlerine
gözdağı ve ders olacak şekilde cezalandırdı.
26. Elbette bunda saygı duyarak korkanlar için
bir ibret vardır.
* 27. Sizin yeniden yaratılmanız mı daha zor,
yoksa Allah’ın yükseltip düzenleyerek
tavan olarak inşa ettiği göğün yaratılması mı?
28. Göğün yüksekliğini, yoğunluğunu,
dengesini ayarladı, onu yaratılış amacına
uygun hale getirdi.
29. Gecesini kararttı. Kuşluğunu, ışığını çıkarıp,
gündüzünü aydınlattı.
30. Ondan sonra yer küreyi eksenine göre eğip
bir deve kuşu yumurtası (elipsoit)
haline getirerek yayıp döşedi.
31. Ondan suyunu, otunu, çayırını,
ekinini çıkardı ve otlağını ayırdı.
32. Dağları, yerlerine sağlam baskılı, oturaklı,
derin temele dayalı bir şekilde yerleştirdi.
33. Sizin ve hayvanlarınızın
faydalanması için bunları yaptı.
34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket,
sûr sesi geldiği vakit hesap verme zamanıdır.
35. İnsanın, işlediği amellerinin, gayretlerinin,
niyetlerinin hesabını yapacağı gün,
sorgulanma zamanıdır.
36. Görene, kaynayan, köpüren Cehennem
açık bir şekilde gösterildiği gün, hesap günüdür.
37. Azana mekân vardır.
38. Dünya hayatını âhirete tercih edene mekân vardır.
39. Kaynayan, köpüren cehennem, işte o ebedî mekânlarıdır.
40. Rabbinin, işlediği ameller, hakettiği mükâfatlar
ve cezalar üzerindeki hükümranlığının,
her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin
endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar
ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına
konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan,
günahlardan ve haramlardan akıllarını
kullanarak men edenlerin de yurtları vardır.
41. Cennet, işte o ebedî yurtlarıdır.
42. Sana kıyametin kopacağı ânı soruyorlar:
“- Kâinattaki hayatiyet ne zaman
ebedî âlemin limanına demir atıp duracak?” diyorlar.
43. Sen onu nereden bilip insanlara anlatacaksın?
44. Onun nihaî ilmi Rabbine aittir.
45. Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı
hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin
dehşetinden içleri titreyerek korkanlara fayda sağlar.
46. İnsanlar kıyametin kopacağı ânı gördüklerinde,
dünyada sadece ikindi-akşam aralığı ya da
kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.