

CÜZ : 4 - SAYFA : 78 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 1 - 6
* 1. Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkeklerin ve kadınların üremesini sağlayıp yaygınlaştıran Rabbinize sığının, emirlerine yapışın, günah-lardan arınıp, azaptan korunun. Adını kullanarak, Allah aşkına diyerek biribirinizden istekte bulunduğunuz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, akrabalık bağlarını, akrabalık haklarını koruyun. Unutmayın ki, devamlı Allah’ın denetimi altındasınız.
2. Reşid olduklarında, yetimlere, dullara mal-larını verin. Verirken iyiyi kötüsü ile değiştir-meyin. Onların mallarını kendi mallarınıza ka-rıştırıp yemeyin. Bu büyük bir günahtır.
3. Himayeniz altındaki yetim kızların, dulla-rın, hakları ve menfaatleriyle ilgili konularda, adaleti yerine getirememe endişeniz varsa eğer, onları nikâhınıza almayın. Sosyal zaruretlerin gereği her biriniz, himayeniz altında olmayan, aranızda evlilik yasağı bulunmayan, evlilik ça-ğına gelmiş, hoşunuza giden özelliklere sahip yetim kızlardan, hür, dul kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın, nikâhlandığınızı tescil ve ilân edin. Bu tür hallerde dahi evleneceğiniz hanımlar arasında adaleti sağlayamamaktan endişeniz olursa, bir tane ile veya meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî mü-nasebetleriniz olan cariye ile yetinin. Bu, aile düzeninizin bozulmamasına, geçimsiz bir hayat yaşamamanıza, geçim sıkıntısına düşmemeni-ze, sorumluluklarınızın artmamasına, zulme meyilli kararlar vermemenize en yakın olan ha-yat tarzıdır.
4. Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile cö-mertçe verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa, onu âfiyetle yiyin.
5. Allah’ın geçiminize dayanak olarak verdiği mallarınızı, paralarınızı makul, mantıklı, temkinli davranamayanlara, reşit olmayanlara vermeyin. O mallarla onların geçimlerini sağlayın, onların üstünü başını alın, onlara İslâmî kurallarla örtüşen, örfe uygun güzel, nezaketli sözler söyleyin, güzel vaatlerde bulunun.
6. Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların olgunlaştıkları, akıllı ve tedbirli davranır hale geldikleri konusunda samimi kanaatiniz oluşursa, vakit geçirmeden mallarını, paralarını kendilerine verin. Büyüyüp reşit olunca mallarındaki tasarrufu elimizden alırlar düşüncesiyle meşru-kanuni harcama sınırını aşarak alelacele yetimlerin mallarını yemeyin.
Zengin olan veli tok gözlü olmaya, onların malına elini sürmemeye çalışsın. Yoksul olan da, Kur’ân’ın ve sünnetin belirlediği meşru ölçüler içinde, İslâmî kurallarla örtüşen, örfe göre, hak-kaniyetle yesin.
Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman yanlarında şâhit de bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.