CÜZ : 5 - SAYFA : 99 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 122 - 127

122. İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla,
İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri,
iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû,
faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını
sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye,
iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı
hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, altlarından
ırmaklar akan cennet konaklarına koyacağız.
Orada ebedî yaşayacaklar.

Bu, Allah'ın kesin gerçekleştireceği va’didir.
Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

123. Ne sizin hayalleriniz, kuruntularınız, ne de
Ehlikitab'ın hayalleri, kuruntuları gerçekleşecektir.
İnsanları Allah’ın azabından kurtaracak olan
imanları, amel-i sâlihleridir.

Kim bilinçli olarakbir kötülük yaparsa, dünyada da
âhirette de onun cezasını görür. Kendisi için
Allah'ın dışında kulu durumundakilerden veli,
koruyucu ve yardım eden de bulamaz.

124. Erkek olsun, kadın olsun, kimler de mü'min olarak
gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla,
İslâm esaslarından, İslâmî düzenden sorumlu
olduğu kısmını hayata geçirirler, iş barışı içinde,
bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli
çalışarak, nimetin-ürünün kendisini ilgilendiren
alanda bollaşmasını sağlarlar, yerinde,
haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe,
iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlardan
sâlih amellerden imkânları dahilindekileri
işlerlerse, işte onlar cennete girerler.

Hurma çekirdeğindeki oyukta kalan
minnacık lif kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

125. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu
vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına,
ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan,
samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe,
iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde
mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan,
hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareci,
askerî erkân ve bir müslüman olarak, varlığını benliğini
Allah'a teslim ederek hükmüne razı olandan,
hakka ve tevhide yönelik İbrâhim'in dinine, sünnetine,
İslâm dinine, İslâm medeniyetine, şeriatına
tâbi olandan kim daha güzel dindardır?
Allah İbrâhim'i dost edinmiştir.

126. Göklerdeki varlıklar ve imkânlar, yerdeki varlıklar
ve imkânlar Allah'ındır, Allah’ın tasarrufundadır.

Allah her şeyi ilmiyle kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.

* 127. Senden, kadınların, kızların durumları,
meseleleri ile ilgili açıklama yapmanı istiyorlar.
Sen: “- Onlara ait hükmü size Allah açıklıyor.
Kendilerine yazılı olarak tanınmış hakları vermeyip
nikâhlamak istediğiniz yetim kızlar, hür dul kadınlar
ve çaresiz zavallı çocuklar hakkında Kur’an'da
size okunan diğer ayetlerle birlikte şu açıklamayı da
yapıyor: Yetimleri himayede, sosyal adâleti,
sosyal güvenliklerini, refah paylarını artırarak
teminde, yetim haklarına riayette ve yetim mallarını
idarede adâletle muamele etmenizi emrediyor.

Yerine getireceğiniz ilâhi emirlerin, onlara
yapacağınız iyiliklerin, ihsanın, izzetin, ikramın
hepsini Allah biliyor, mükâfatsız bırakmayacak” de.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa