

CÜZ : 5 - SAYFA : 98 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 114 - 121
114. İnsanların, kamu görevlilerinin şeffaflığı
terk ederek, kapalı kapılar ardında gizli konuşmalarının,
fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak,
sadakayı-devlet gelirini veya meşrû bir işi tedvir eden;
malî veya meşrû bir meseleyi çözen, çözecek soruşturmayı
yapan görevlilerin veya insanlar arasındaki ihtilâfları
halleden, barıştırma görevi yapan kimselerin
gizli konuşmalarında hayır vardır.
Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa,
ona büyük mükâfatlar vereceğiz.
115. Kim, kendisine haklar sağlayan, doğru, hak yol,
Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yol
açıkça ortaya konduktan sonra, ilâhî hükümleri icraya,
ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur
tek yetkili Rasûlüllah'a, sünnetine karşı çıkar
mü'minlerin yolundan İslâmî hayat tarzından ayrılıp,
başka bir yola giderse, onu tercih ettiği,
sorumluluğuna katlandığı yolda bırakırız.
Onu cehenneme atarız, cehennemde kalmaya mahküm ederiz.
Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.
* 116. Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde,
tasarruflarında kendisine ortak koşulmasını,
Allah’aimanın gerektirdiği esasların inkâr edilmesini
bağışlamayacaktır. Bunun dışındaki, bunun altındaki
büyük-küçük günahları, sünnetine, düzeninin yasalarına
uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı
ve sorumlu kimse için bağışlar. Kim, ilâhlığında,
otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a
ortak koşarsa, tamamen başına buyruk hareket ederek
büsbütün hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti,
bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.
117. Onlar, Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki
mabud tasavvur ettikleri hayali kadına, cansız
dişi putlara, kadınlar gibi yalvarırlar.
Kesinlikle, mütemadiyen, bozgunculuk ve
kötülük yapan şeytandan dilekte bulunmuş olurlar.
118. Allah şeytana lânet etti de, O:
“- Yemin ederim ki, kullarından belli bir kesimi
kendime bende haline getireceğim.”
119. “- Onları başlarına buyruk hale getirerek
hak yoldan uzaklaşmalarına dalâleti, bozuk düzeni,
helâki tercihlerine imkân sağlayacağım.
Mutlaka onları boş kuruntulara sevkedeceğim,
kesinlikle onları idare edeceğim, sağmal hayvanların
kulaklarını yaracaklar, putlar için bel yapacaklar.
Şüphesiz onlara emredeceğim de, Allah'ın koyduğu
dini, düzeni, yaratılışa uygun özellikleri, kanunları,
safiyeti, masumiyeti, yapılan taahhüdü,
kurulan düzeni bozarak değiştirecekler” dedi.
Kim Allah'ı bırakarak kulu durumundaki şeytanı,
şeytan tıynetli ahlâksız azgınları, şeytanî güçleri
dost, veli, koruyucu edinir, hâkimiyetine girerse,
apaçık bir zarara, ziyana uğramış olur.
120. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar
onlara söz verir ve onları ümitlendirir.
Şeytanın, şeytanî güçlerin onlara söz vermesi
aldatmacadan başka bir şey değildir.
121. İşte onların mekânları cehennemdir.
Ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamayacaklar.