CÜZ : 6 - SAYFA : 104 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 155 - 162

155. Verdikleri kesin sözlerini, taahhütlerini bozan bir kısım tutum ve davranışları; Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haklı bir sebep ortada yokken peygamberleri öldürmeleri, “- Kalplerimiz, kafalarımız kılıflıdır, Hakka hakikate kapalıdır, Allah’a verdiği taahhüdü bozmuştur” demeleri, aslında, küfürleri sebebiyle Allah’ın kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirmesindendir. Azıcık bir kesimi, çok az şeye iman edecekler. 156. Onların kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek, örtbas ederek inkârları, küfürleri, nankörlükleri ve Meryem’e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. 157. “- Mesih’i, Meryem’in oğlu Îsâ’yı, Allah’ın Rasûlünü biz öldürdük” demeleri sebebiyle kalplerini mühürledik. Halbuki onlar onu öldürmediler, onu çarmıha da germediler. Fakat öldürdükleri onlara Îsâ’ya benzetilerek gösterildi. Öldürdükleri ile ilgili ihtilâfa düşenler, ondan yana tam bir şüphe içindeydiler. Bu konuda bir bilgileri yoktu. Zan ile karar veriyorlardı. Kesinlikle onu öldürmediler. 158. Aksine Allah, eceli gelince, onun ölümü-nü gerçekleştirip ruhunu aldı. Ona yapılan ifti-ralarla ilgili muhakemeyi, huzurunda alenî yapmayı hükme bağladı. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır. 159. Ehlikitaptan her biri, ölmeden önce onun ilâh olmadığına, insan neslinden bir Rasül olduğuna, gerçek hüviyetine kesinlikle iman edecektir. Îsâ da, kıyamet günü onların aleyhinde şâ-hitlik edecektir. 160. Yahudiliğin takipçilerinden bazılarının zulmü, birçok kimseyi Allah yolundan, İslâm’a girmekten alıkoymaları, Allah yolundaki faali-yetlere engel tedbirler almaları sebebiyle kendilerine, daha önce helâl kılınmış olan helâl ve temiz şeyleri haram kıldık. 161. Onlara, ilmimizin-hikmetimizin gereği faiz almaları, sözcülüğünü savunuculuğunu yap- maları yasaklandığı halde faiz geliri elde etmeye devam etmeleri, hile, soygun, rüşvet gibi haksız, haram ve dolambaçlı gayrimeşrû yollarla insanların mallarını yemeleri sebebiyle, kendilerine daha önce helâl kılınmış olan, helâl ve temiz şeyleri haram kıldık. İçlerinden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık. 162. Ama içlerinden ilimde yüksek payeye erenler, ehlitevhid olanlar, sana indirilene, Kur-ân’a, senden önce indirilenlere, diğer kutsal ki- taplara iman ederler. Onlar namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek aksatmadan âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük mükâfat vereceğiz.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa