

CÜZ : 6 - SAYFA : 105 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 163 - 170
* 163. Biz, sana, Nûh’a ve ondan sonraki pey-gamberlere vahyettiğimiz esasların benzerini, Kur’ân’ı ve muhtaç olduğun bilgileri vahyettik. İbrâhim’e, İsmâil’e, İshâk’a, Yâkub’a, torunları-na, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süley-man’a da vahyettik. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
164. Kıssalarını daha önce sana anlattığımız Rasüller, elçiler gönderdik. Kıssalarını sana anlatmadığımız Rasüller, elçiler de gönderdik. Allah Mûsâ ile gerçekte konuştu.
165. Rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımı-zı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan, uyarıcı olarak Rasüller, elçiler gönderdik ki, Rasüllerden, elçilerden sonra, insanların Allah’a itiraz niteliğinde bir delil ileri sürmelerine mahal kalmasın. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
166. İnsanlardan bir kısmı senin peygamberliğini kabul ve şahitlik etmeseler de, Allah indir-diği Kur’an ile senin peygamberliğine şâhitlik eder. Kur’ân’ı da kendi ilmi ile, kendi planı dahilinde, kendi iradesiyle indirdi. Melekler de bunlara şâhitlik ederler. Senin Allah’ın Rasûlü olduğuna şâhit olarak Allah kâfidir.
167. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, insanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoyanlar, İslâm’ı engelleme tedbirleri alanlar, tamamen başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olurlar.
168. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri kısıtlayarak, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri, haksızlık edenleri, şirke girenleri Allah asla koruma kalkanına almayacak, bağışlama-yacak. Doğru bir yol da göstermeyecek.
169. Ancak amelleri sebebiyle cehenneme giden yolu gösterecektir.Orada ebedî kalacaklar. Bunun icrâsı Allah’a çok kolaydır.
170. Ey insanlar, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüllah, size Rabbinizden gerekçeli hikmete dayalı indirilen Kur’an ile, İslâm dini ile, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmek için geldi. O halde, kendi hayrınızı düşünerek, kazançlarınızı hesap ederek, Muhammed’e ve Rabbiniz katından getirdiği dine iman edin. Eğer Allah’ın Rasûlü Muhammed’i ve İslâm’ı tanımazlıktan gelerek inkâr eder, nankörlük yaparsanız, Allah’a zarar veremezsiniz. Bilin ki, göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı Allah’ındır, Allah’ın tasarrufundadır. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.