CÜZ : 1 - SAYFA : 16 - SÛRE : 2 - BAKARA : 94 - 101

94. “- Şâyet iddia ettiğiniz gibi,
âhiret yurdu, ebedî yurt cennet,
Allah katında, diğer insanlardan farklı
ve imtiyazlı olarak, yalnızca size aitse,
iddianıza da sahip çıkıyorsanız,
haydi, hemen ölümü temenni edin,
ölmeyi canınıza minnet bilin” de bakalım.

95. Onlar, dünyada elleriyle
kutsal kitaplarda bizzat yaptıkları tahrifler,
Kur’ân’ı ve Muhammed’i yalanlamaları,
işledikleri günahlar sebebiyle hiçbir zaman,
asla ölümü temenni edemeyecekler.
Allah, inkârı, isyanı alışkanlık haline getiren
zâlimlerin davranışlarını biliyor.

96. Andolsun ki, onları, insanların hayata
en düşkünü olarak bulacaksın.
İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında
Allah’a ortak koşan, âhiret hayatını,
hesap ve cezayı inkâr eden müşriklerden bile
dünya hayatına daha düşkündürler.
Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular.
Halbuki uzun yaşamak, onları
cezadan kurtarıp uzaklaştıracak değildir.
Allah onların işlediği amelleri biliyor, görüyor.

* 97. Sen: “- Cebrâil’e düşman olan, Allah’ın düşmanıdır.
Çünkü, Kur’ân’ı Allah’ın bilgisi, planı dahilinde
Allah’ın iradesiyle senin kalbine, hâfızana,
Cebrâil bölüm bölüm indirip yerleştirdi.

Daha önceki kutsal kitaplara âit
içinde nakledilenleri tasdik eden,
mü’minlere hidayet rehberi olan
ve müjdeler getiren Kur’ân’ı indirdi” beyanımızı
insanlara söyle.

98. “- Allah’a, meleklerine, Rasüllerine,
Cebrâil’e ve Mîkâil’e düşman olanlar
bilsinler ki, Allah, kulluk sözleşmesindeki
ortak taahhütlerini, Allah’a iman,
kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda
ısrar edenlerin, kâfirlerin düşmanıdır.”

99. Şanım hakkı için, sana
hak peygamber olduğun ile ilgili çok açık
âyetler, mûcizeler indirdik. Yalnızca doğru
ve mantıklı düşünmeyi terkedenler, fâsıklar,
günahkârlar, âsiler bunları inkâr eder.

100. Fâsıklar ne zaman bir antlaşma,
bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka
içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek,
yırtıp atacak öyle mi?

Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.

101. Allah tarafından onlara,
ellerindeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki
bilgileri tasdik edici bir rasül gelince,
kendilerine verilen kutsal kitabın hükmünce
sorumlu tutulanlardan bir kısmı,
Allah’ın kitabını, sanki hiç tanımıyorlarmış,
bilmiyorlarmış gibi, taahhütlerini bozarak,
sorumluluklarını yerine getirmediler,
Muhammed’in hak peygamberliği ile ilgili,
Tevrat’ın ve İncil’in hükümlerini de,
Kur’ân’ı da büsbütün kulak arkası ettiler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa