

CÜZ : 1 - SAYFA : 8 - SÛRE : 2 - BAKARA : 38 - 48
38. Biz onlara:
“- Hepiniz buradan ilişiğinizi keserek
yeryüzüne göç edin.
Size benden bir hidayet rehberi, bir kitap,
bir peygamber geldiğinde, kimler hidayet rehberime,
gösterdiğim hak yola uyarsa,
onlara her iki dünyada da korku yok.
Geride bıraktıkları yakınları ve
yapamadıkları şeylerden dolayı
mahzun da olmayacaklar” dedik.
39. Kulluk sözleşmesindeki
ortak taahhütlerini, Allah’a iman,
kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip,
senin peygamberliğini inkârda, küfürde
ısrar edenler ve âyetlerimizi,
Kur’ân’ı yalanlayanlar, işte onlar
cehennemliktirler. Onlar, orada ebedî kalırlar.
* 40. Ey İsrâiloğulları,
size ihsan ettiğim nimetlerimi, size tevdi ettiğim
ilâhî değerleri, şeriatı koruyun, kollayın,
zâyi etmeyin, şükredin.
Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki,
ben de size olan va’dimi tutayım.
Benden, yalnız benim azâbımdan dolayı
dehşete düşün, korkun.
41. Elinizdeki doğru bilgileri,
Tevrat’taki doğru bilgileri
tasdik edici olarak indirdiğime,
Kur’ân’a iman edin.
Onu inkâr edenlerin ilki, örneği,
önderi siz olmayın.
Âyetlerimi, servet, makam, mevki gibi
geçici dünya menfaatlerine,
birkaç pula değişmeyin.
Bana, yalnız bana sığının,
benim emirlerime yapışın,
günahlardan arınıp, azaptan korunun.
42. Gerekçeli, hikmete dayalı gelen
hak kitaba, hak düzene, bâtıl karıştırmayın.
Bile bile hakikati, Muhammed’in
hak peygamber olduğunu, ilâhî hükümleri gizlemeyin.
43. Namazları erkânına, şartlarına, vaktine
riayet ederek, âşikâre kılın.
Vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi
arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin.
Hakk’a ve tevhîde yönelenlerle beraber
siz de yönelin, namazlarınızı cemaatle kılın,
saygıyla Allah’ın emirlerine itaat ederek
İslâmî faaliyetlere katılanlarla birlikte
siz de saygıyla canla başla
İslâmî sorumluluklara, ibadetlere,
cemaate, faaliyetlere katılın.
44. Kitabı, Tevrat’ı okuduğunuz halde,
içindeki ilâhî hükümleri şahsen uygulamayı
bir kenara bırakıp unutarak, insanlara
Allah’a itaati, iyiliği, insanlığı
ve hayra vesile olacak şeyleri mi emrederek
önderlik ediyorsunuz?
Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?
45. Sabredip, mücadeleye devam ederek,
kendinizi eğitip sıkıntılara katlanarak,
kötülüğe engel olup iyilik yaparak,
namazları kılarak Allah’tan medet umun,
size arka çıkmasını isteyin.
Bunlar, tam bir teslimiyetle Allah’a imanın,
kulluk ve itaatin şuuruna erip
saygılı davrananların, hakkaniyete
riayet duygusu yaşayanların dışındakilere
ağır gelen kulluk görevleridir.
46. Hakkaniyete riayet duygusu taşıyanlar,
Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını;
hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin
karşılığını almak için O’nun huzuruna
varacaklarını düşünenler, inananlardır.
* 47. Ey İsrâiloğulları,
size ihsan ettiğim nimetlerimi
size tevdi ettiğim, ilâhi değerleri, şeriatı
koruyun, kollayın, zayi etmeyin.
Bu nimetlerin gereğini yerine getirip,
Rasûlüme iman ederek şükrünüzü gösterin,
ilâhî emirlere itaatkâr olduğunuz çağda
ve bölgedeki insanlara
sizi üstün kıldığım günleri yâdedin.
48. Kimsenin, hiçbir şekilde
başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği;
başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile
göğüsleyemeyeceği; kâfir olarak ölenler için
hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği;
cezaların fidyeye çevrilmeyeceği,
kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden,
Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak,
günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.