

CÜZ : 1 - SAYFA : 9 - SÛRE : 2 - BAKARA : 49 - 57
49. “- Sizi Firavun hanedanının,
devlet görevlilerinin, yandaşlarının elinden
kurtardığımız zamanı hatırlayın.
Size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı.
Oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı
öldürmeyip sağ bırakıyorlardı.
İşte, başınıza gelen bu sıkıntılar
Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana
tabi tutulmanızdı; kurtuluşunuz da
büyük lütuf-ihsana mazhariyyetti.
50. Size, denizi yardığımız günleri hatırlayın.
Sizi kurtarmış, Firavun’u, kavmini, ordusunu boğmuştuk.
Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
51. Mûsâ ile kırk gece biraraya geleceğimize dair
sözleşmiştik. Mûsâ içinizden ayrılınca,
hemen onun arkasından buzağı heykelini
put haline getirdiniz. Siz işte o zâlimlersiniz.
52. Bu davranışlarınızdan sonra da,
yine sizi sorgusuz sualsiz affettik.
Hiç olmazsa, bu sebeple olsun şükretmelisiniz.
53. Mûsâ’ya kutsal kitabı vermiştik.
Hakkı bâtıldan, helâli haramdan,
imanı küfürden ayıran bilgileri içeren
şeriat ve mûcizeler vermiş,
düşmanına karşı zafer ihsan etmiştik.
Doğru yolu bulup tercih edersiniz diye
sizi uyarmıştık.
54. Mûsâ kavmine:
“- Ey kavmim, siz buzağıyı put edinmekle
kendinize, birbirinize yazık ettiniz, zulmettiniz.
Bari gelin, günah işlemekten vazgeçerek
tevbe ederek, sizi ayırıcı özelliklerle
düzenli, sağlıklı, ahenkli, dengeli yaratan
hâlikınıza itaate yönelin.
Değilse iç karışıklığa düşerek, birbirinizden bulun,
birbirinizin kanını dökün. Tevbe etmeniz,
sizi ayırıcı özelliklerle düzenli, sağlıklı,
ahenkli, dengeli yaratan hâlikınız katında
sizin için daha hayırlıdır” demişti.
Bunun üzerine tevbe ettiniz de
Allah tevbenizi kabul buyurdu.
O insanları tevbeye, itaate sevkeden
ve tevbeleri kabul edendir,
engin merhamet sahibidir.
55. Hani siz, seçilmiş yetmiş kişi de:
“- Ey Mûsâ, biz Allah’ı aşikâre görmedikçe
asla sana itimat etmeyeceğiz” demiştiniz.
Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı.
Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
56. Bu ölümünüzden sonra biz sizi tekrar dirilttik.
Şükrünüze vesile olur diye böyle yaptık.
57. Çölde geçirdiğiniz hayat sırasında,
üstünüze o bulutu gölge yaptık. Size,
sebeplerini-şartlarını oluşturarak hazırladığımız
kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden,
helâlinden, sağlıklısından ve lezizinden yeyiniz, dedik.
Onlar emrimize isyan etmekle,
nimetlere nankörlük etmekle, bize zulmetmediler.
Fakat onlar kendilerine,
birbirlerine yazık ediyorlardı, zulmediyorlardı.