

CÜZ : 12 - SAYFA : 232 - SÛRE : 11 - HÛD : 82 - 88
82. Planımız gerçekleşirken, o ülkenin altını üstüne getirdik. Belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine balçıktan dökülerek pişirilip istif edil-miş taşlar yağdırdık.
83. Bu taşlar Rabbin katında damgalanmıştır. Atılan taşların hiçbiri baskı, zulüm ve işkence yapan, ahlâken çürümüş olan zâlimlerin uzağına düşmemiş, boşa gitmemiştir, tepelerinden de eksik olmayacaktır.
* 84. Medyen’e de, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, soydaşları-kardeşleri Şu-ayb’i peygamber olarak gönderdik. Şuayb:
“- Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibâdet edin. Sizin Allah’tan başka tanrınız yoktur. Ölçekleri noksan doldur-mayın. Noksan metrelerle ölçmeyin, terazilerde eksik tartmayın. Ben sizi hayır ve bolluk içinde görüyorum. Buna şükretmezseniz sizin adınıza, her şeyi abluka altına alan bir günün azâbından korkuyorum” dedi.
85. “- Ey kavmim, ölçekleri tam doldurun. Ölçmede ve tartıda adâletli olun, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin edip, refah payını artı-rarak toplumdaki dengeyi sağlayın. Insanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini dü-şürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, aldata-rak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep olmayın. Yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin” dedi.
86. Eğer siz küfürde direnmez iman eden kimseler haline gelirseniz, Allah’ın arınmış nimeti, helâlinden bıraktığı kâr sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin üzerinizde denetim, zabıta görevi yapamam” dedi..
87. Onlar:
“- Ey Şuayb, atalarımızın taptıklarını terket-memizi veya mallarımızla ilgili Allah’ın sünne-tinin düzeninin yasaları ve iradesinin tecellileri içinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi, sana namazın (dinin) mi emrediyor? Çünkü sen ihtiraslarına hâkim, güçlü, temkinli, mü-samahakâr, aklı başında bir adamsın” dediler.
88. Şuayb:
“- Ey kavmim, hiç düşündünüz mü, eğer ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, kitap ve şeriata dayanarak görevimi yapıyorsam, O bana, helâl ticaret-kazanç yolu göstererek tarafından güzel bir rızık vermişse, bunu haram ile şüpheli hale getirmek bana yakışır mı? Ben, ilâhî ilmin-hikmetin gereği sizi men ettiğim şeylerin aksini yapan kimse durumuna düşmek istemem. Ben
sadece gücümün yettiği sürece sizi ıslah etme-ye çalışacağım. Ancak Allah’ın yardımı ile başa-racağım. O’na dayanıp güvendim, işlerimi O’na havale ettim. Sadece O’na sığınır, O’na boyun eğerim” dedi.