

CÜZ : 13 - SAYFA : 245 - SÛRE : 12 - YÛSUF : 70 - 78
70. Yûsuf, onların yüklerini, denklerini hazır-larken altın su tasını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal:
“- Hey kervancılar, siz hırsızsınız” diye ba-ğırdı.
71. Yûsuf’un kardeşleri onlara dönerek:
“- Ne kaybettiniz de arıyorsunuz?” dediler.
72. Onlar:
“- Kaybettiğimiz kralın altın su tasını arıyo-ruz. Onu getirene bir deve yükü bahşiş var” de-diler, içlerinden biri:
“- Buna ben de kefilim” dedi.
73. Yûsuf’un kardeşleri:
“- Allah’a andolsun ki, bizim ülkede, yeryü-zünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz” dediler.
74. Yûsuf’un adamları:
“- Peki yalanınız ortaya çıkarsa, cezası ne-dir?” dediler.
75. Onlar:
“-Yükünde hırsızlık mal bulunanın cezalan-dırılmasıdır. O şahsı bir sene alıkoyup çalıştırmak, bir kısım özgürlüklerini kısıtlamaktır. Biz, zâlimlere, haksızlara işte böyle ceza veririz” dediler.
76. Bunun üzerine Yûsuf, kardeşi Bünyamin’in yükünden önce, öteki kardeşlerinin yüklerini aramaya başladı. Sonra da tası Bünyamin’in yü-künden çıkarttı. Bu tür bir çare üretebileceğini Yusuf’a biz ilham ettik. Yoksa, kralın mevzuatına, kanunlarına göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Ancak Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olduğu tak-
dirde, diyecek yoktur. Biz, sünnetimize, düzeni-
mizin yasalarına uygun olarak, irademizin te-
cellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarımızdan ba-zılarının ilim ve hikmetteki derecelerini yüksel-tiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri, Allah vardır.
77. Kardeşleri:
“- Eğer o çalmışsa, çok görülmez, daha önce onun kardeşi Yûsuf da çalmıştı” dediler. O vakit Yûsuf bunu içine attı. Onlara hiç belli etmeden:
“- Siz daha kötü durumdasınız. Allah anlat-tıklarınızı, yakıştırdıklarınızı çok iyi bilir” dedi.
78. Kardeşleri:
“- Ey Devletlü vezirim, onun çok yaşlı bir ba-bası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Biz seni iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, sa-mimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler ya-pan idarecilerden ve mü’minlerden biri olarak görüyoruz” dediler.