CÜZ : 13 - SAYFA : 247 - SÛRE : 12 - YÛSUF : 87 - 95

87. “- Oğullarım, gidin, Yûsuf’u ve kardeşini iyi araştırın. Allah’ın hayat bahşeden rahme-tinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimden başkası Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez” dedi. 88. Sonra tekrar Mısır’a gidip, Yûsuf’un hu-zuruna girince: “- Ey Devletlü vezir, biz ve ailemiz felâketler, sıkıntılar içinde, ekonomik dar boğazda, kıtlık seneleri yaşıyoruz. Pek az bir sermaye ile geldik. Bize dolu dolu ölçeklerle ver; ayrıca bize, zekâtına, sadakana sayarak bağışta bulun. Allah, imanda sadakatlerinin ve kemallerinin ifa-desi olan sadaka, zekât verenleri, bağışta bulu-nanları mükâfatlandırır” dediler. 89. Yûsuf: “- Bilgi ve muhakemeden yoksunluğunuz, ih-tirasınız, cahilliğiniz yüzünden Yûsuf’a ve kar-deşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?” dedi. 90. Onlar: “- Yoksa sen, gerçekten Yûsuf musun?” de-diler. “- Ben Yûsuf’um. Bu da kardeşim. Birbirimi-ze kavuşmayı Allah bize lütfetti. Çünkü kim Allah’a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çı-karak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olur ve sabrederek mücadeleye devam ederse, Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatla-rına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye ör-nek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, ka-lıcı hizmetler yapan müslüman idarecilerin ve müslümanların mükâfatını zâyi etmez” dedi. 91. Onlar: “- Allah’a yemin olsun ki, Allah seni bize üstün kıldı. Biz hata ettik, günahkârız, kusur-luyuz” dediler. 92. Yûsuf: “- Bu gün, kınanıp, azarlanmayacaksınız. Si-zi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir” dedi. 93. “- Benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun, gözü açılır, görür. Bütün ailenizi buraya, bana getirin” dedi. * 94. Kafile Mısır’dan ayrılınca, babaları: “- Eğer, bana bunamış demezseniz, ben Yu-suf’un kokusunu aldığımı hissediyorum” dedi. 95. Yanındakiler: “- Allah’a yemin olsun ki sen, Yusuf’a olan sevginin geçmiştekine benzer sarhoşluğu için-desin” dediler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa