

CÜZ : 13 - SAYFA : 248 - SÛRE : 12 - YÛSUF : 96 - 103
96. Müjdeci gelip, gömleği Yâkup’un yüzüne koyduğu zaman sevinçten gözleri sağlığına ka-vuşarak görmeye başladı.
“- Ben size söylememiş miydim, sizin bile-meyeceğiniz şeyleri Allah’tan gelen vahiylerle ben biliyorum” dedi.
97. Oğulları:
“- Ey babamız, bizim günahlarımızın bağış-lanmasını dile. Çünkü biz gerçekten günahkâr idik” dediler.
98. Yâkub:
“- Duanın makbul olduğu (cuma gecesi) se-her vaktinde, sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. En çok bağışlayan ve en çok mer-hametli olan yalnız O’dur” dedi.
99. Yûsuf’la karşılaştıkları zaman Yusuf ana-sını babasını kucakladı.
“- Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, güven içinde Mısır’a girin” dedi.
100. Anasını, babasını yüksek bir taht üzerine oturttu. Hepsi birden, sübhânallah diyerek Yû-suf’u bulduklarından dolayı secdeye kapandı-lar. Yûsuf:
“- Babacığım, bu daha önceki rüyamın yo-rumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Bana ih-sanda bulundu. Beni zindandan çıkardı. Şeytan, şeytanî güçler benimle kardeşlerimin arasına fitne sokarak bozduktan sonra sizi, sıkıntılı zor bir hayattan, çöllerden geçirerek Bedâ’dan getirtti. Rabbimin kulları için, sünnetinin, düzeninin ya-saları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şeyleri yapmasına akıl sır ermez. Ilim, hikmet sahibi ve hükümran olan yalnızca O’dur.
101. “- Rabbim, bana devletten saltanattan payımı verdin. Bana, meselelerin, olayların tah-lilini, ilmî esaslara dayalı yorumunu, doğacak sonuçları hesap edebilmeyi, akıl yürütmeyi, rüyaların tâbirini öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da âhirette, ebedi yurtta da benim velimsin, işlerimi havale ettiğim hâ-mimsin, emrinde olduğum otoritesin. Islâm’ı yaşayan müslüman olarak benim ruhumu alıp ölümümü gerçekleştir. Beni dindar, ahlâklı, ha-yır-hasenât sahibi mü’minler, sâlihler, peygam-berler zümresine kat.”
102. Işte bu, Yûsuf kıssası, insanlığa ders ol-sun diye anlatılan, bilmediğiniz tarihin, gayb âleminin ibret verici haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar sinsice hile planları yaparak, birlikte planlarına karar verdikleri zaman, sen onların yanında değildin.
103. Sen ne kadar üstüne düşsen de, insanların çoğu iman edecek değildir.